Düğünler

Düğünler

Beyşehir ve çevresi düğünler açısından da ilgi çekici güzelliklere sahne olmaktadır. Türkmen kültürünün içinden süzülüp gelen düğün törenlerinin sayısı ise maalesef giderek azalmaktadır. Bu düğünlerin yaşatılan en güzel örneklerini Karaali ve hatta Aşağıesence kasabalarında görmek mümkündür. Beyşehir merkezinde yaşayan Çeçen göçmenleri tarafından yapılan düğün törenlerinin de kendine özgü güzellikler taşıdığı gözlenir. Beyşehir'deki düğünlere genel olarak bakıldığı zaman örneğine en çok rastlanan bir düğün töreni ana hatlarıyla şu şekilde özetlenebilir:

"Öncelikle tavsiye üzerine damat adayının annesi kızı görür. Gelişmeler olumlu yönde olursa kız ve erkek tanıştırılır. Daha sonra kız ailesinden istenir ve belirli bir süre beklenir. Cevap müspet olacaksa damat adayı ve ailesi ikinci defa kız evine davet edilir. Akabinde söz kesilir ve tatlı yenir. Bir süre sonra da nişan töreni gerçekleşir. Nişan töreni çoğu zaman kız evinde yapılıyorsa da, bazen de düğün salonları mekan olarak seçilir. Bu süreç içinde gelin adayına takıları takılır.

Düğün öncesinde yeni kurulan yuvanın önemli ihtiyaçları büyük ölçüde gelin ve damat adayının aileleri tarafından temin edilir. Düğün töreni ise cuma günü başlar. Takip eden iki günde geleneksel tarzda eğlenceler olur. Bu çerçevede kadın ve erkeklerin ayrı mekanlarda eğlendikleri görülür. Son yıllarda sayıları giderek artan salon düğünleri bu değerlendirilmenin dışında tutulmalıdır. Kına gecesi eğlenen kızlar duygu yüklü maniler söyler. Öte yandan başında al yazma örtülü olan gelinin çoğu zaman ağladığı gözlenir. Gelinin gözyaşları buruk bir sevincin ifadesi gibidir. Bu olaya gelin okşaması adı da verilir.

     Pazar günü erkek evinde yemek verilir. Damat ise gelini kuaföre götürür ve daha sonra evine bırakır. İkindi namazı sonrası gelin baba evinden dualar eşliğinde alınır. Bu sırada kız evinden çeyiz sandığına oturanlar olur ve damadın babasından sandık parası alınır. Daha sonra düğün konvoyu harekete geçer. Damat gelini kendi evinde karşılar. Gelin damadın evine geldiği zaman kardeşi veya bir yakını kayınpederden kapı parası talep eder ve alır. Gelin kapıya yaklaşırken damat tarafından; şeker, buğday, leblebi ve para atılır. Gelinin yüzüne ayna tutulur ve eline Kuran-ı Kerim verilir. Bu sırada gelin bir de testi kırar. 

     Pazar günü erkek evinde yemek verilir. Damat ise gelini kuaföre götürür ve daha sonra evine bırakır. İkindi namazı sonrası gelin baba evinden dualar eşliğinde alınır. Bu sırada kız evinden çeyiz sandığına oturanlar olur ve damadın babasından sandık parası alınır. Daha sonra düğün konvoyu harekete geçer. Damat gelini kendi evinde karşılar. Gelin damadın evine geldiği zaman kardeşi veya bir yakını kayınpederden kapı parası talep eder ve alır. Gelin kapıya yaklaşırken damat tarafından; şeker, buğday, leblebi ve para atılır. Gelinin yüzüne ayna tutulur ve eline Kuran-ı Kerim verilir. Bu sırada gelin bir de testi kırar. İçeri girdikten sonra gelin ve damat ayrı bir odada yuvaları tatlı olsun diye şerbet içerler. Bir müddet sonra beğeni toplamış bir erkek çocuk gelinin kucağına verilir. Bu da yeni kurulan ailenin de böyle çocukları olması temennisinden kaynaklanır. Daha sonra misafirlerin ziyareti başlar. Yatsı namazını nitekim damat dualarla gerdeğe girer."

   Yukarıda ana hatlarıyla özetlemeye çalıştığımız düğün törenleri içinde birçok ilginç olay yaşanmaktadır. Örneğin damadın ayakkabı vb. özel eşyalarının kaçırılması ihtimaline karşı düğün boyunca sağdıç sorumludur. Bu tip ör­nekleri çoğaltmak mümkündür.