KONYA YUNAK İLÇESİ
TARİHÇE

Anadolu’ nun orta kesimlerinde yer alan Yunak çevresi, tarihin çeşitli devrelerinde birçok kavmin uğrak yeri olmuştur. İlçe yakınlarında Roma,hatta Hitit devrinden kalma kalıntılara rastlanmaktadır. Çevrede yapılan kazılarda çeşitli amaçlarla kullanılan küpler bulunmuş olup, ilk yerleşim yıllarında bol miktarda bağ köklerine rastlandığı rivayet edilmektedir. Bunlar,ilçe çevresinin eski devirlerde bağlık bahçelik olduğu fikrini uyandırmaktadır. İlçe yakınlarındaki mağaralarda hangi devre ait olduğu kesin belirlenemeyen küplerin halen çıkmakta olduğu söylenir. Hatta ilçemizin bugünkü yerinde ev temeli kazarken resimli taşların çıktığı görülmüştür. Tarihi kral yolunun bu yakınlardan geçtiği, Sivrihisar ilçesine bağlı Ballı Hisar’ daki yol kalıntılarından anlaşılmaktadır. Büyükhasan köyündeki Sefiran şehir kalıntıları, Çeltik ilçesi yakınlarındaki Akçaşehir harebeleri, yine çeltik ilçesi Beşgöz değirmeni mevkiinde Polathisar ve Sarıkaya mağaraları, Turgut kasabası Miskamid şehir harabeleri, Harunlar köyündeki kale yıkıntıları ve karagöz Ağıllı mevkiindeki kilise ve şehir harabeleri buranın eski çağlarda ve Bizanslılar devrinde önemli bir yerleşim merkezi olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. İlçenin kuzeybatısında düşen, 2 km. mesafedeki Hacı İbrahim Dağı ismiyle bilinen bir tepenin yanı başında bayramın Hazine ini adında bir mağara mevcuttur. Yapılan araştırmalar, bu mağaranın eski devirlerde bir maden ocağı olarak çalıştırıldığı ve sonraları da zaman kanun kaçakçılarının barındığı bir yer olduğunu göstermiştir. Yine,şehrin eteğinde kurulduğu Bayatkolu dağının doğusuna bakan yönünde Yallı Mağarası isminde dibi bulunmayan bir taş mağara mevcuttur. Dağın ismi Bayat aşiretinin bir koluna dayandırılır. Dağın kuzey yamacına yerleşmiş yaklaşık bundan 500 sene kadar evvel yaşamış olan bu kolun yurtlarını bırakarak dağıldığı veya başka yelere göç ettikleri anlaşılmaktadır.

İlçenin doğusuna düşen Kurşunlu dağının doğu kısmında Hazine ini ismi ile meşhur bir mağara bulunmaktadır. Dağın üzerinde kale denilen bir kalıntı vardır. Halk tarafından,muhtemelen hazine aramak için yapılan kazılarda su sarnıcına benzer bir çukur bulunmuştur. Kalenin kendisinden başlamak üzere güneye doğru ve kuzeybatısına doğru uzanan iki ayrı sur mevcuttur. Şehrin Karataş Mahallesinde Turoğlularına ait bahçe içinde bir başka mağara vardır. Bu mağarada ilmi bir araştırma yapılmış değildir çok büyük olduğu ve içinde insan iskeletleri bulunduğu anlatılır. Ayrıca büyük mermer sütunlu taşlarla bazı kapıları örtülmüş hatta arabayı andıran tekerlekli mermer bir taş bu mağaradan çıkartılmıştır. 11.YY. da Oğuz Türklerinin Anadolu’ nun doğusundan batsına doğru bir yelpaze gibi yayılmalarından sonra bu yörede Bizans hakimiyeti bitmiştir. Konya çevresi Oğuz Türklerini batıya ilerleyişi için bir yığınak yeri olmuştur. Anadolu’ yu yurt edinmek için gelen Türk boylarının İlçemiz çevresinde yerleştiklerini ve günümüzde de Yunak’ a bağlı birtakım köyleri kurduklarını biliyoruz. Torunlar köyünün Afşar boyuna mensup insanlar tarafından kurulduğu, Hursunlu Kuzören,Kıllar ,Turgut,Yığar köylerinin Türkmen köyleri olduğu biliniyor 12.yy. sonlarında ise Musul da gelen Oğuzların peçenek boyundan Atçekenler kolu Turgut çevresine yerleşmişlerdir.Turgut Kasabasının Yunak’ tan çok daha eski bir tarihe eski bir tarihe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yunak ilçe merkezinin tarihi ise yeni sayılır. Merkeze ve bazı yakın köylere yerleşme 16.yy dan sonra olmuştur safeviler zamanında Horosandan gelip önce Karabağa sonrada Bitlis dağları eteklerine yerleşen Ruzegi atlı bir koyun Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kars Erzurum Erzincan Elazığ( Harput Malatya Maraş ve çorum illerine dağıldıkları 17.. yy başlarında ise tedricen doğudan batıya devam eden göçler sonunda Yunak bölgesine iskan olun 25 obadan 12 sinin bilbasi 12 sinin de Govasti taşıdıkları ve sırasıyla hatırlı Koçyazı meşelik sülüklü saray köylerini kurdukları 18.yy ortalarında ise Rus istilası nedeni ile göç ederek gelen aynı aşitlerinin bağlı gruplar tarafından Yunak ın kurulduğu bilinmektedir.

İlçeye ilk yerleşim Karataş deresi denilen yerde olmuştur. Dere yakınında beyaz mermer sütana benzer düz bir sabit kaya vardır. Bu kayanın üzerinde oyulmuş yuvarlaklar bulunur. Buraya halk arasında dül dül ayağı denilmektedir. Bir hazine işareti olabileceği düşüncesi ile kazılar yapılsa da boş küplerden başka bir şey bulunmamıştır. İlçeye ilk yerleşim bu cevrede olması muhtemeldir. Cevdet TURKAY, Konya sancağına bağlı Yunak aşiretinden bahseder. Yunak aşiretinin Yörükhan taifesine mensup olduğunu idda ederse de bunun ilçemizle ilgili olup olmadığı tartışmalıdır. Halk arasındaki rivayerlere göre günümzüden 300 Yıl kadar evel Sivrihisarın buzluca köyünde diftar Mehmet isminde bir kişi aşiretiyle buraya yerleşmiştir. Hikayeye göre Sivrihisardaki Örekte (Atların toplu Yayılışı ) kaçarak ilçenin kuzeyindeki Karataşa gelerek yayılan atları aramaya gelen iki kişi burayı çok beğenmişler geri döndüklerinde bol sulu yeşiller içinde adate Cennet gibi olduğunu söyledikleri Karataş’ a yerleşmek istemişler. Sonuçta buraya gelmişler .Önceden çadır kurdularsa da sonradan evlerini yapmışlar günümüzde diftar Mehmet’i ULAŞ sülalesi temsil etmektedir. Karataş Mahallesi’ ne ilk yerleşmelerden sonra Elazığ’ dan Go- vasti adında bir kabilenin geldiği ve bu insanların günümüzdeki Merkez caminin üst kısımlarına yerleştikleri söylenir. Yukarıda geçen kelimenin yorgun öküzlü anlamına geldiği ve daha fazla gitmeyerek buraya yerleştikleri beyan edilir. ‘’ Govasti kelimesinin Prof.Dr. Faruk Sümer’ in Oğuzlar adlı eserinin 210. sayfasında Kovalsi diye kaydedilen boy olması ihtimalı yüksektir. Bir başka rivayete göre de yukarıda adı geçen Diftar Mehmet, buraya yerleştiğinde o günün şartlarında tutunabilmek için Cihanbeyli aşiretini davet etmiştir. Bu aşiretin Beydilli aşireti mensubu olduğu ve harput’ tan gelerek Ankara sancağının Haymana çevresine yerleştiğive konar –göçer Türkmen efradı taifesinden olduğu iddia edilir.

Bu sülalerin Yunak’ ta yerleşmelerinden sonra çevre köylerden ve daha sonraları Emirdağ’ dan buraya göçler olmuştur. Yörükler ise Antep,Islahiye,Antalya,Beyşehir yörelerinden yaklaşık 1870 yıllarında gelmişlerdir. Göçebeliği terk ederek ,yerleşik hayata geçmişlerdir. Özellikle Gökpınar’ a 1949 yılında adı geçen yerlerden yerleşmeler olmuştur. Kargalı,Sıram,Ayrıtepe,Cebrail,Sevinç köyleri sarkeçili Yörükleri tarafından kurulmuştur. Bunlardan başka Bulgaristan göçmeni olup, bölgeye yerleştirilen muhacirler vardır. Muhacirler ; merkez,Doğanyurt ( Çeltik) ve Hacıfakılı Köyünün bir kısmında bulunmaktadır. Doğanyurt,1908 ylılında Bulgaristan’ dan gelen Türk göçmenler tarafından Meşrutiye ismi ile kurulmuştur. Bu göçmenlerin,Osmanlılar zamanında karaman yöresinden Bulgaristan’ a gittikleri söylenir. Yukarıda sözü edilen Karataş deresinin eski zamanlarda bol su ile taştığı söylenir. Turgut kasabası halkı bu derede koyun,kuzu veyahut yün yıkadıklarından Yunak ismi ile anılmış ve şehrimizin ismi de buradan gelmiştir. Bir başka rivayete göre de, Karataş deresinde yıkanan yünler beyaz olduklarından Akşehir Ve Konya pazarlarında kolayca alıcı bulurmuş.Bununla bağlantılı olarak yünü ak ifadesi kullanılır olmuş ve bu zamanla Yunak’ a dönüşerek ilçemizin ismi haline gelmiştir. Yunak kurulduktan sonra köy olarak bağlantısı bir müddet Sivrihisar ilçesi ile devam etmiştir. Daha sonra 1912 yılına kadar Çeltik kasabasına bağlı kalmış olan Yunak,Çeltik kasabasına bağlı kalmış olan Yunak,Çeltik’ in bataklık ve sivrisineğinin bulunduğu gerekçe gösterilerek İlçe merkezinin Hatırlı köyüne nakledilmesiyle buraya bağlanmıştır. Hatırlı köyünden de İlçe Cihanbeyli’ ye kaldırıldığından Yunak,Akşehir ilçesine bağlı bucak merkezi yapılmıştır.1953 yılında ise,Konya iline bağlı bir ilçe haline getirilmiştir. Cumhuriyet dönemi sonrası ekonomisi tamamen tarım ve hayvancılığa bağlı olan ilçe, günümüzde de bu özelliğinden pek bir şey kaybetmemiştir.Bugün,yerleşmenin merkezini resmi binaların,dükkan mağaza ve diğer bazı işyerlerinin yer aldığı,halkın çarşı dediği Hükümet caddesini çevreleyen yerer oluşturmaktadır. Yunak, günümüzde ; Karataş,Yeni,Esentepe,Selçuk,Fatih ve Eşme isimleriyle bilinen altı mahalleden müşekildir. İlçenin halen 5 kasabası,31 köyü,5 mezrası ve 22 yaylası vardır.

MESKEN VE MESKEN TİPLERİ Yunak çevresi İç Anadolu Bölgesinin tipik mesken şekillerini sinesinde barındırır. Meskenlerin çoğu-ağaç karışımı malzemeden yapılmıştır. Bunun yanı sıra kerpiç evlerin ve kullanımı çok eski tarihlere uzanmayan tuğla evlerin varlığa da dikkat çeker. İlçe merkezinin tepelerle çevrilmiş olması, her yöne yerleşmeyi engellemektedir. İLK KURULAN KARATAŞ, ESENTEPE VE Yeni Mahallelerden sonrası şehrin güney ve doğu istikametlerindeki düzlük alanlara doğru kaydığı görülür. Yunak’ ta dikkati çeken en önemli husus,evlerin geniş bir avlu içinde yer almaları ve avlunun da yüksek duvarlarla çevrili olmasıdır. Avlu içini sebze yetiştirmek,tarım araçlarını park etmek için kullanırlar. Aile mahremiyetine olan düşkünlükleri de bu durumun nedenlerindedir. Borda kapısı denilen avluya giriş yeri sokağın konumuna göre en uygun tarafı konulmuştur. Evlerin çoğunluğu iki kat olarak inşa edilmiştir. Alt hatları değişik amaçlarla kullanılır. Evlerde ahır, samanlık,kiler, ekmek damı denilen yufka ekmek yapılan yerler avlu içine inşa edilmiş ek birimlerdir. Kapıdan girişte başlayan salon evin birimlerine girmek için kullanılır. A) ESKİ TİP KONUTLAR İlçede eski tip konutların en uygun olarak görüldüğü yer Karataş ve Esentepe mahalleleridir. Buralardaki birçok yapıda kerpiç malzeme kullanılmıştır. Evler genellikle birbirinden ayrılmıştır. Her aile evi müstakil olarak avlu içine inşa etmiştir. Evlerin daha az kullanılan bölümleri (banyo,tuvalet v.b.) hemen hemen bütün evlerde güneşin daha az görüldüğü kısımlarda yer almaktadır. Çok kullanılan birimler genellikle güney taraftadır. Evlerin üstleri düz olup, toprak kapalıdır. Yörede evlerin damlarına serilen ve halk arasında kis denilen toprak vardır. Kız- Oğlan mağarası yakınlarında çıkarılan yeşilimsi renkteki bu toprağın suyu geçirmediği, bunula örtülü evlerin kışın akmadığı söylenir. Damlara kışın yağan karları kürümek ve yağışlı havalarda yuvak denilen silindir şekilli taşlarla toprağın sıkıştırılması gerekir. Toprak damlı evlerde cephesel yağışlardan korunmak için dan kenarlarını bir şapka gibi kuşatan çelenk adı verilen yapılar yer alır.

b) YENİ TİP KONUTLAR Yunak’ta yeni tip konutlara bütün mahallelerde rastlanmamaktadır. Özellikle 1980 yıllarından sonra gelişmeye başlayan Eşme ve fatih mahallelerinde bu durum daha belirgindir. Yeni tip konutların ana yapı malzemesi taştır. Toprak yerine beton kullanılan yeni tip konutların bir çoğunda ahır ve samanlık bölümleri yer almaz.Evin çok kullanılan bölümleri yine güney cephelidir. Bu tip evlerde aileler daire şeklinde bölümlenmiş katlarda yaşarlar. Balkon denilen çıkıntılar yeni tip evlerin en belirgin özelliklerindedir. Yakın zamanlarda inşa edilmiş,ekonomik durumu iyi olan, genellikle tarım ve hayvancılık dışı iş kollarında çalışanlar tarafından kullanılan konutlardır. Resmi binalar da dahil olmak üzere evlerin çatıları kiremitle kaplıdır. Bazı evlerin de üstleri düz olup,ekonomik şartlara bağlı olarak yeni katlar çıkmak düşüncesi ile çatı yapılmamıştır. c) DİĞER MESKEN TİPLERİ Türkiye’ de yaygın bir köy altı iskan şekli olan yayla evleri Yunak’ta görülür. Çoğunlukla kışın boş kalır. Bu evler tek katlı, ekseriyetle tek odalı ve buna eklenmiş bir ağıl bölümünden ibarettir.Çardak’ta denilir.

COĞRAFİ KONUMU
I) COĞRAFİ KONUMU Yunak, Konya İlinin kuzeybatı bölümünde,İline 190 Km. Uzaklıkta bir İlçedir. İç Anadolu Bölgesinde yer alan Yunak, doğuda Cihanbeyli ve Sarayönü İlçeleri, güneydoğuda Kadınhanı ve Ilgın İlçeleri,güneyde Tuzlukçu ve Kuzeyde Çeltik İlçeleri ile çevrilidir. İlçe batıda Afyon’un Emirdağ,kuzeydoğuda ise Ankara İlinin Polatlı ve Haymana İlçeleri topraklarıyla kuşatılmıştır. İlçe merkezi 38*49’ kuzey enlemi ile 31*44’doğu boylamı üzerinde yer alır. İlçenin ortalama yüksekliği 1071 M. Meteoroloji istasyonu yüksekliği ise 1120 M.dir. 2080 Km2 (208.002 hektar) yüzölçümü ile Konya ilinin büyük ilçeleri arasındadır. İlçenin doğusunda ve güneyinde geniş düzlükler uzanır. Merkez çevresi ise dağlıktır. Ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanır. Yunak ,Konya ilindeki en yakın olan Akşehir istasyonuna 58 Km. uzaklıktadır. II) FİZİKİ COĞRAFYASI A)YÜZEY ŞEKİLLERİ Yunak ilçesi Orta Anadolu Bölgesinin batısında, il topraklarının ise kuzeybatı kesimlerinde yer alır. İlçe merkezinin ortalama yüksekliği 1071 M. Hastane civarı ise 1120 M. Dir Hiçbir yerde 2000 M. Yi aşmayan orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden oluşur. Yukarı Sakarya Ovaları adıyla anılan düzlüklerin uzantıları ilçemizde Turgut ve Eşme Ovaları olarak bilinir. Cihanbeyli Platosu güneydoğuda ilçe topraklarına sokulur. Yunak topraklarının bir kısmı ovalıktır. Düzlükler, özelikle ilçenin doğusunda ve güneyinde geniş yer kaplarlar. Bu alanların bir kısmı 1000 M. yüksekliğinde ve alüvyonlarla örtülüdür. Bir kısmı ise kalker marn,kil tabakalarının yer tuttuğu1000 – 1200 M. Yüksekliğindeki platolardır. 1500 M. İle,1750 M. Yüksekliğine ulaşan dağlar ise çok yerde kıvrımlı bir yapı gösterir. İlçe güneyindeki dağlar kuzeybatı- güneydoğu yönünde uzanırlar. Başlıcaları,Turgut Kasabasının güneyindeki Dededağ (1660 m.) Sıram Köyünün güney batısındaki Kasım dağı (1587 m.dir) Bunlardan başka şehrin doğusundaki Kurşunlu dağı (1583 M) güneyinde Çallık Tepesi (1172 M.) İlçenin kuzeydoğusuna düşen istikamette 1200 m. Yi geçen yükseklikleriyle Hacımahmut Çalı Tepesi ile Hacıibrahim Çalı Tepesi ve Kuzeybatıda Kavaklı Tepe (1383 m) yer alır.Adı geçen bu dağların bir kısmı dik yamaçlıdır.İlçenin batısında bulunan Bayatkolu Tepesi (1766 m.) aynı zamanda yörenin en yüksek noktasıdır.Bayatkolu’nun şehre doğru eğimi çoğu yerde %25’i geçer,ayrıca Odabaşı köyünün güneyinde Kızılçal Tepesi (1215 m.)Meşelik köyünün güneydoğusunda Meşelik Tepe (1219 m.)batısında Erikçalı Tepesi (1314 m).Yeşilyaylalının Kuzeybatısındaki Kızılçal Tepe (1213 m),Kuzören köyünün güneybatısında Elmaağacı Tepesi (1403 m.)Koçyazı kasabasının kuzeydoğusunda bulunan Karaçal ve Akçal tepelerinin yüksekliği de 1350 m. dir. Belli-başlı yüksek tepelerin dışında kalan ve yükseklikleri 800-1000 m. arasında değişen diğer tepeler çoğunlukla orta meyillidir. Hatırlı ve Çayırbaşı köylerinin güneydoğusundaki tepeler üzerindeki kısımlar ise başlıca yüksek düzlüklerdir. Devamlı bir vadi özelliği göstermemekle beraber,sülüklü Bucağının kuzeyi ile,Hatırlı,Ortakışla,Hacıömeroğlu köylerinin yerleşmiş bulunduğu vadileri söylemek gerekir. Bunlar,akarsular tarafından meydana getirilmiş dar tabanlı vadiler olup,dik yamaçlıdırlar. Yunak çevresinde yüzeye çıkmış kayalara sık sık rastlamak mümkündür. Hemen bütün dağlarda ana kayalar yüzeydedir. Toprak ve bitki örtüsünden yoksun kaya çıkıntıları,tepelik ve hatta hafif dalgalı kısımlarda da yaygın olarak görülmektedir.

İlçe yakınlarında çok az ve küçük sahalar halinde sel birikinti konilerine de rastlanır. İlçe sınırları dışında kalmakla beraber Çeltik’ in güneydoğusunda bulunan Akgöl, yörenin tek gölüdür. Bu göl,çevresindeki bataklıklarla beraber 21200 dekarlık bir alan kaplar. Derinliği yer 3-4 metreye ulaşmaktadır. İlçenin kuzey bölümü, yağışlarını, derin yarıntılar meydana getirmiş ve yaz aylarında kuruyan dereler vasıtasıyla Akgöl bataklığına boşalmaktadır. Bu kısmın çıkışı da gökpınar deresi aracılığı ile Sakarya nehrine olmaktadır. Güney kısmı da sularını aynı şekilde Akşehir Gölüne boşaltır. Kurşunlu Dağı,dededağ ve Bayatkolu ‘ nun çevrelediği saha ise kapalı havza durumundadır. Yüksek arazilerde,genellikle hiçbir örtüsü olmayan çıplak kayaların yer alması, yüzey akımının çok hızlı bir karakter kazanmasına neden olmaktadır. Bu kazımlarda kalker kayası çatlaklardan sızabilen sular dışında su tutulmaz.Dik meyilli yamaç kısımlarda ise sığ toprak katının su tutma kapasitesi genel olarak 2 cm.den azdır. İlçe arazisinin yaklaşık olarak %36 sı dağlık ve tepelik %64’ düz ve hafif dalgalı alanlardan meydana gelmektedir. B) JEOLOJİK YAPISI Kuzey ve Güney Anadolu Alp Kıvrımları arasında yer alan yörede,çeşitli Jeolojik zamanlarda oluşmuş şekillere rastlanır. Yunak çevresinde dağlık ve tepelik araziler 1700 m. ye kadar ulaşabilmekte, ovalar ise 850-1000 m. arasında yer almaktadır. Bu ünitelerin belli –başlı kayalarının kalker,marn,bazalt serpantin ve radyolarit olduğu görülür. Kalker formasyonları Permo karbonifer ve mezozoiktir. Kalker,kalın masif tabakalar halinde ve serttir. Bunların üzerinde gri renkli,yataya yakın eğimli neojen kontinental göl oluşumu kalkerleri ile,yine gri,kirli beyaz renkli marn bulunur.Bu formasyona ,bilhassa güneyde yer alan ve güneydoğu –kuzeybatı yönünde uzanan yayvanlaşmış, çok ondüleli,dağ ve tepelerde yüzeye yakın ve yüzeyde rastlanır. Bu sahaların önemli kısmı eski zamanlarda şiddetli erozyona uğramış ve taşınan materyal etek ve yamaçlarda koluviyal toprakları meydana getirmiştir. İlçenin doğu bölümlerinde ise ondüleli,genellikle hafif meyilli neojen marn ve kalker bulunur. Tektonik hareketlerde,eski sedimanter formasyonların kıvrımları ile hasıl olan boşluklara bazik mağmatiklerin püskürtülmesi sonucuiç püskürük kayalar meydana gelmiştir. Bunların yayılışı çok bölgesel olup,bilhassa sempatinle kalkerin değme noktaları yakınlarında bulunur. Ayrıca neojen devrinin çukur kısımlarının kuru dereler vasıtasıyla doldurulmalarından meydana gelmiş kuaterner formasyonları yer alır. C)İKLİM Oldukça geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeuen ortalama hava konuşlarına iklim denilir. Yörelerin tanınması, ekonomik potansiyellerinin araştırılması bakımından iklim özellikleri büyük önem taşır.Sosyal ve ekonomik yönden insan hayatı üzerinde oldukça etkili olan iklim,bir yerin konumuna,topografik yapısına,deniz ve göllerden olan uzaklığına ve bitki örtüsüne bağlı olarak değişir.Bu nedenle bir bölge içinde farklı iklim tiplerine taslama mümkündür. İKLİM ELEMANLARI Yunak ilçemizin iklim durumu incelenirken uzun yıllar rasat değerleri esas alınmıştır. Bu çalışmada incelenen meteorolojik elemanlar ; basınç,sıcaklık,nisbi nem, bulutluluk,yağış,buharlaşma,rüzgar güneşlenme ve toprak sıcaklığıdır. Yunak meteoroloji istasyonunda bu elemanlar7,14 ve 21 saatlerinde olmak üzere günde3 kez rasat edilmektedir. Rastlanan elde eilen bilgilerin bir kısmı tablo ve grafikler şeklinde verilmiştir. I) SICAKLIK İklimle ilgili grafiklere bakıldığında görülecektir ki Yunak2 ta yıllık ortalama sıcaklık 10.5C dir. Ortalama sıcaklığın en düşük olduğu ay –2 C ile Ocaktır. 25 yıllık ortalama değerlere göre bu ayda en düşük sıcaklık ortalaması-3.5 ve en yüksek sıcaklık ortalaması ise +2.7 C dir İlçede şimdiye kadar en düşük sıcaklık 9.2.1976 tarihinde -17.8 C olarak ölçülmüştür. Yakın geçmiş yıllarda ise Şubat 1991 yılında -16.8 C sıcaklık ölçülmüştür. Şubat ayında, ocak ayından sonra ortalama sıcaklıkların düşük olduğu görülmekle beraber,en düşük ekstrem değerlere bu ayda daha fazla ulaşıldığı dikkat çekmektedir. Temmuz ayına kadar düzenli olarak yükselen sıcaklık değerleri,bu aydan sonra yine düzenli olarak düşmektedir. Grafiklere bakıldığında Yunak’ta en sıcak ayın Temmuz olduğu görülür.Temmuz ayında en düşük sıcaklık ortalaması 15.7C ‘den yüksektir. En yüksek sıcaklık ortalaması 27 C den ortalama sıcaklık değeri ise 21.5 C olarak ölçülmüştür. Ağustos ayında da temmuz ayına yakın bir şekilde sıcaklık yüksektir. Yunak’ta en yüksek sıcaklık 1977 yılının Ağustos ayının 2. günü 36.3 C olarak ölçülmüştür. Yakın geçmiş yıllarda ise,maksimum sıcaklığa 33.8C ile 1991 yılında ve yine ağustos ayında ulaşılmıştır. En soğuk ayı temsilen ocak ayında en yüksek sıcaklık 1971 yılının 4.günü ölçülmüş olup,16C’dir. Yaz günleri olarak bilinen yüksek sıcaklığın maksimum 25C ve daha yukarı çıktığı günler nisan ayında başlayıp,ekim ayında sona ermektedir.Yunak’ ta yaz günleri sayısı yıllık 81 gündür. Bu oran Akşehir’ de 105, Konya’ da 112 gündür. Temmuz ayı içinde ortalama 25 gün sıcaklık maksimumda seyretmektedir. Sıcaklığın -0.1C ve daha aşağı olduğu kış günleri sayısı Yunak’ ta 22 gündür. Kış günleri genel olarak kasım ayında başlamakta ve mart ayında sona ermektedir. Kış günleri sayısı ocak ayında ortalama 10 gündür.Düşük sıcaklığın minimum -0.1C ve daha aşağı olduğu donlu günler sayısı Yunak’ ta 77 gündür. Donlu günlerin kış aylarında maksimum seviyede, olduğu görülür.Donlu günler Yunak’ ta ekim ayında başlamakta ,nisan ayına kadar devam etmektedir.Donlu günler er erken 1.10.1970,en geç 28.11.1979 tarihinde başlamış,en erken son bulma 21.3.1976 en geç son bulma 24.4.1977 tarihinde olmuştur. Düşük sıcaklığın-10 C ve daha aşağı olduğu şiddetli donlu gün sayısı Yunak’ta 6 gündür.Yarıdan fazlası da ocak ayında meydana gelmiştir. Donlu günler sebebiyle bütün tarım ve inşaat faaliyetleri durur. Gün içindeki maksimum ve minimum sıcaklık arasındaki günlük sıcaklık farkı 17.9C dir. Aynı zamanda kışın en düşük ve yazın en yüksek sıcaklık farkının yüksek sıcaklık farkının yüksek değerlere ulaştığı Yunak, kara ikliminin karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Yunak’ ta aylar içinde en fazla güneşlenme müddetinin 11.6 saat/dk. İle temmuz ayında olduğu,en az güneşlenme müddetinin ise aralık ayında 3.1 saat/dk .olduğu görülmektedir. 2) BASINÇ VE RÜZGARLAR Atmosferdeki gazların yer çekiminin etkisi ile temas ettikleri yüzeylere uygulamış, oldukları kuvvete hava basıncı (Atmosferik basınç ) denir. Sıcaklık yükseklik,yer çekimi v.b. sebepler basınçta değişikliğe sebep olurlar.

Yunak’ ta ortalama basınç 900-910 m.b. civarındadır. Yakın ilçelerden Cihanbeyli ve Kulu’ da aynı değerler arasındadır.aylar arasındaki basınç değerlerinde çok az farklılıklar vardır. Ortalama basınç Kasım ayında yüksek,temmuz ayında ise düşük seviyededir. Havanın herhangi bir yönde,herhangi bir hizadaki tabii akıntısı olarak bilinen rüzgar yön ve hız ölçümü yapılarak belirlenir. Bofor ölçeğine göre en hızlı rüzgar güneybatıdan 8 şiddetinde esmektedir ‘’Bofor ölçeğine göre 8 şiddetindeki rüzgara fırtınaması rüzgar adı verilmekte,saniyede 15-18m/sn. saatte 55-66 km/saat hızında esmektedir. Bu hızdaki rüzgarın etkisiyle ağaçlardaki ince dallar kırlır ve yürümek zorlaşır. Rüzgar hızının 10.8 ile 17.1 m/sn. arasında olduğu kuvvetli rüzgarlı günler sayısı Yunak’ ta yıllık 10 gündür. Rüzgar hızının 10.8 m/sn.den fala olduğu kuvvetli rüzgarlara kış mevsimindeki aylarda ve haziran ayında rastlanmaktadır.Haziran hariçyaz aylarında kuvvetli rüzgara nadiren rastlanır. Rüzgar hızının 10.8 ile 17.1 m/sn den fazla olduğu günlere fırtınalı günler denilmektedir. Fırtınalı günlere sadece aralık ayında rastlanılmış olup 0.1 gündür. Yunak ‘ ta hakim rüzgar yönü yıllık 5586 esiş ile kuzey Sektörlüdür. Bölgede rüzgarlar genellikle kışın yıldız,karayel,lodos şeklinde esmektedir.Hakım rüzgar yönünün kuzey olmasında ilçenin konumunun etkisi vardır. Yunak eğimli bir arazide kurulmuş olup,rüzgar,ekseriyetle kuzeyden kanalize olarak gelmektedir.2.hakim rüzgar yönü ise, yıllık 1977 esişle kuzeydoğu sektörlüdür. Çevrede yaşayan tecrübeli insanlar,hangi rüzgarların ne zaman ve nereden eseceğini ve etkilerini büyük bir isabetle tahmin edebilmekte ve kendi durumlarını ona göre düzenleyebilmektedir. Buna göre genellikle güney ve batı yönlü rüzgarlar yağmur meydana getirirler.Bunların ekserisi bahar aylarında yoğundur. Kuzeyden esen rüzgarlar sert olup,don olayına işaret ederler. 3) NEMLİLİK VE YAĞIŞ Yunak’ ta yıllık yağış toplamı 435 mm.dir. aşağıdaki tabloda yağışın yüksekliği,yüzde oranı ve yağışlı günler sayısı verilmiştir. Tabloda da anlaşılacağı gibi Yunak İlçemizde yağışlar daha çok ilkbahar ve onu takiben kış aylarında meydana gelmektedir. Yaz ise en az yağış alan mevsimdir. Günlük en fazla yağış miktarı ve günü Yunak’ ta 29.05.1976 tarihinde 52.5 mm. Olarak ölçülmüştür. Yakın geçmiş yıllar içinde ise, yine mayıs ayında 45.6 mm. Olarak 1991 yılında ölçülmüştür. Görüldüğü üzere ilkbahar hem en fazla yağışın ve hem de ay içinde günlük en çok yağışın meydana geldiği zaman olarak dikkati çekmektedir. 24 saatlik yağışın 0.1 mm’ den yüksek olduğu günlere yağışlı gün denmektedir. Uzun yıllar rasat değerleri ortalamalarına göre yağışlı günler sayısı Yunak’ ta yılda 80 günü geçmektedir. Bu sayı Çeltik’ te 60,Tuzlukçu ‘ da 67,Akşehir ‘de ise 106 gündür. Yağışın 10 mm. Den fazla olduğu günler 12 gündür. Bu değerlere de en fazla mayıs ayı içinde ulaşılmaktadır. Turgut kasabasında bu oran 15 gün iken Çeltik ilçesinde 8 gündür. 1957 – 1980 yılları arasındaki 23 yıllık ortalama değerlere göre ilçemizde yıllık yağış miktarı 454 mm. Dir .1980 -1995 yılları arası ortalamaya göre ise bu rakam 417 mm. Ye düşmüştür. 1988 yılı yağış ortalaması 555.8 mm. İle uzun yıllar ortalaması üzerine çıkılırken,1993 yılı ortalaması 307.2 mm. De kalmıştır. Son yıllardaki yağış ortalaması uzun yıllar ortalamasının altındadır. Yıllar arasındaki bu gibi farklılıklar Yunak tarımında önemli bir yeri olan buğday,pancar gibi ürünlerin rekoltelerini etkilenmektedir. Nisbi Nem ; Havadaki su buharına havanın nemliliği denir. Nisbi nem, mevcut basınç ve sıcaklıkta havadaki su buharı miktarının,aynı basınç ve sıcaklıkta havadaki su buharı miktarının ,aynı basınç ve sıcaklıktaki havanın alabileceği maksimum su buharı miktarıdır. Diğer bir ifade ile havanın doyma açığını gösterir ve yüzde olarak ifade edilir.1974-1994 yılları ortalamasına göre yıllık ortalama nisbi nem %58 dir. Akşehir’ de bu oran % 61 iken, il merkezi Konya ‘ da %60 seviyesindedir. Nesbi nem değerleri kış aylarında daha yüksek,sıcaklığın arttığı yaz aylarında ise daha düşük olmaktadır. Yunak’ ta aylık ortalama nesbi nemin 1980-1994 arası değerleri aşağıya çıkarılmıştır. AYLAR 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 74 73 64 58 57 54 48 46 47 56 70 74 Bulutluluk ; Klimatolojik bulutluluk rasatlarında gökyüzünün tamamı 10 eşit parçaya bölünmüş olarak kabul edilir. Yunak’ ta yıllık ortalama bulutluluk 4.6’ dır komşu ilçelerde yakın değerlere sahiptir. En fazla bulutluluk oranı Aralık, Ocak, Şubat aylarında en fazla bulutluluk oranı ise Temmuz ve Ağustos aylarında görülür. Bütün bu bilgilerin ışığı altında ortalama bulutluluk ile, ortalama nisbi nem arasında bir paralellik olduğu görülmektedir. 15 yıllık rasat sonuçlarına göre açık olarak nitelendirilen ortalama bulutluluğunun 0.0-1.9 olduğu günler sayısı 106’ dır. Bulutlu günler ,günlük ortalama bulutluluğunun 2.0 ile 8.0 arasında olduğu günlerdir. Yıllık bulutlu günler sayısı Yunak’ta 164 gündür.Bu sayı Konya’ nın bütün İlçelerinde bulutlu günler sayısının altındadır. Bulutluluğunun 8.1’ i geçtiği günler en fazla ocak ayında,en az ise temmuz ve ağustos aylarındadır. Kar Yağışı : İlçemizde kar yağışları genellikle kasım ayında başlamakta,nisan ayında ise sona ermektedir. En fazla ocak ayında olmak üzere yıllık 18 gün kar yağışlı geçmektedir. 23 yıllık ortalamalar Bu oran Çeltik ilçesinde 7 gün,Turgut kasabasında ise 10 gündür. Karla örtülü günler sayısı olarak kabul edilen yerde en az 0.5 cm.kar örtüsünün tesbit edilmiş olduğu günler sayısı 27 gündür.(22 yıllık rasat sonuçları) en fazla Ocak ve Şubat aylarında bu ölçüm yapılmıştır.16 gün ile komşu çeltik ilçesi Konya ‘ daki bütün meteoroloji istasyonları arasında karla örtülü günleri en az bildiren istasyon olmuştur. Yunak2 ta en yüksek kar örtüsü 25 yıllık rasatlara göre Şubat ayında 45 cm. olarak ölçülmüştür. İlçemizde kar yağışlı günler en erken 30 Eylül’de başlamış olup, Konya’ da en erken kar yağışının başladığı yer oluştur. Kar yağışı mart ayında sona ermekle beraber, mayıs ayının 9’ una kadar kar yağısının olduğu görülmüştür. Kar örtüsü ilçemizde yaygın olan kuru tarım için elverişlidir. Kırağı; Havadaki su buharının soğuk cisimler üzerine buz kristalleri şeklinde yoğunlaşması olayına kırağı denir. 24 yıllık rasatlara göre Yunak’ ta krağı en erken 1 Ekimde başlamış,2 Ocak tarihinde bitmiştir. En geç ise 1 Ocak’ta başlamış,19 Nisan’ da sona ermiştir. Bu zamanlar dışında Yunak’ ta kırağı rasatı yapılmamıştır. Kırağı, hasadı geç yapılan tarım üzerlerine zarar vermektedir. ÇİY Genellikle bahar aylarında görülür. Havanın açık olduğu gecelerin sabahında otların üzerinde su damlacıkları şeklindedir. Az da olsa bitkilerin su ihtiyaçlarını karşılamaları açısından önemlidir. Dolulu,sisli,orajlı Günler ; Yunak’ ta dolulu günler sayısı yıllık ortalama 1 gündür.dolu hadisesi ilçede nisan,mayıs,ve haziran aylarında görülmektedir. Mayıs dolunun en fazla görüldüğü aydır. Yunak’ ta dolu tanesinin ağırlık konusunda bir ölçüm yoktur. Ancak,dolu tanelerin zaman zaman tarım ürünlerine zarar verdiği görülmektedir. İlçemizde sisli günler sayısı 9 gündür. Sisli günler yatay görüş mesafesinin her yönde 1 Km. ve altına düştüğü günlerdir. En yoğun olarak Aralık ve Ocak aylarında görülmektedir. Görüş mesafesini azaltacağı için ulaşıma olumsuz olarak etki eder. Şimşek ile birlikte gök gürültüsünün duyulmasına oraj denir. İlçede yıllık ortalama 19 gün orajlı gündür. Mayıs ve haziran ayın en fazla orajlı günün tespit edilmiş olduğu aydır.Çeltik’ te orajlı gün 5 gün olup,yine aynı aylara tekabül etmektedir. 4) İKLİM ELEMANLARININ AYLARA GÖRE GENEL DEĞERLENDİRİLMESİ ; Sıcaklık grafiklerinden anlaşıldığı üzere Yurdumuzun iç kısımlarında karasallığının ve yüksekte yer alışın bir sonucu olarak Yunak’ ın yıllık ortalama sıcaklığı düşük,(10.5C) yıllık sıcaklık farkı ise yüksektir. Bu durum yaz aylarındaki ısınmanın,kış aylarındaki soğumanın bir sonucudur. Ocak ayı soğuk geçmektedir. Akdeniz iklim bölgesine göre oldukça kısalmış olan bitki hayatı devresinde ( Nisan- ekim) muhtemel don olayları, özellikle nisan ayın başlarında kültür bitkileri yetiştiriliciği bakımından tehlike teskil etmektedir. Yaz aylarındaki ısınmalar ise kuvvetli olup, temmuz ve ağustos ayı sıcaklık ortalamaları 20 C nin üzerine çıkmaktadır. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları,azalan yağışlar ve düşük hava nemi sonucu buharlaşma maksimum değerlere erişmekte,bir başka ifade ile yaz kuraklığı etkili olmaktadır. Yılık ortalama yağışın en fazla Nisan Ve Mayıs aylarında olması kültür bitkileri yetiştiriliciği açısından önemli olmaktadır. Uzun süreli kuru –soğuk hava devreleri özellikle ocak sonlarında yaşanmakta,bu zaman halk arasında ‘’ zemberi’’de denilen karakış devresine isabet etmektedir. Artan sıcaklığa rağmen Şubat ayında yağış miktarında küçük bir düşüş görülmektedir. Isınmanın başladığı şubat ayı sonları birinci cemrenin düşmesi olayını kanıtlar niteliktedir. Mart ayında en düşük sıcaklık ortalaması bile artı değerlere çıkmakta,yağışta azda olsa bir artma meydana gelmektedir. Martın ilk günlerinde soğuklar kendini hissettirmekle beraber,ayın sonlarında artık bahar mevsimi başlamakta, bu durum takvimlerde ‘’ağaçların yeşerme zamanı’’ şeklinde not edilmektedir. Sıcaklık artışı nisan ayında daha belirgindir. Nisan’ın ilk günlerinde nadir de olsa don olayı görülebilmektedir. Bitki hayatının canlanmaya başladığı bu ayda yağışlarda artmaktadır. Mayıs ayında artan sıcaklık ve bol yağışlar bitki hayatı açısından elverişlidir. Yağış fazlalığı haziran ayında da görülmektedir. Ancak önceki aylara oranla düşüş belirgindir.Haziran sonları aynı zamanda uzun günlerinde son bulduğu zamandır. Temmuz ve Ağustos ayları bir birlerine benzer sıcaklık ve yağış şartlarıyla dikkat çekmektedir. 21C nin üzerindeki sıcaklık ortalaması ve 13 mm. Nin altında yağış miktarı,yüksek buharlaşma ve düşük nem sıcak ve kurak yaz aylarının önemli iklim özelliğidir. Eylül ayı yörede sıcaklığın belirgin bir şekilde azaldığı ay olmakta,ancak aylık yağış miktarı önceki iki aydan pek fazla farklılık göstermemektedir. Buharlaşma miktarı azalmaya başlamakla birlikte kuraklık bu ayda da hissedilmektedir. Eylül ayında Yunak’ ta artık yaz sona ermiş gibi görünmektedir. Ancak Ekim ayında bile etkili soğuklar ve şiddetli don olayının görüldüğü söylenemez. Ekim ayının son günleri ile kasım ayı başlarında günlük sıcaklıkların bilhassa gündüzlerin arttığı genel olarak yağış ihtimalinin azaldığı ,yaz günlerinin yaşandığı görülmekte,halk arasında ‘’ pastırma yaz’ı ‘’ adıyla tabir edilen hava şartlarının bazı yıllar etkili olduğu bilinmektedir. Aralık ayı sıcaklık ortalamasının çok düşmüş olması şiddetli soğukların meydana geldiğini ifade etmektedir. 21 Aralık tarihinden itibaren halk arasında ‘2zemberi’’ denilen kış gündönümü başlamaktadır. 5) SONUÇ Bu incelemede Yunak ilçemizde aylık ve yıllık ortalama değerler yardımıyla iklim özellikleri ortaya konulmaya çalışılmış, bunun yanı sıra pratikteki önemi sebebiyle takvime bağlı olarak halk arasında asırlardır. Tecrübeyle kazanılmış bilgiler üzerinde de durulmuştur. Bütün bu bilgilerin ışığı altında Yunak’ ta yazları sıcak ve kurak,kışları soğuk geçen karasal iklimin hakim olduğu görülmektedir. Ancak kışın sıcaklık yurdumuzun doğu bölgeleri kadar düşük değildir. Kış aylarındaki kar yağışı,yıllık sıcaklık farkının yüksek olması ve diğer iklim özellikleri karasal iklimi teyit etmektedir. B)TABİ BİTKİ ÖRTÜSÜ İç Anadolu bozkır alanı içinde kaldığından asıl bitki örtüsünü step bitkileri oluşturmaktadır. Bitki gelişme devresinin kısa oluşu ve bilhassa yaz aylarının kurak geçmesi tabii bitki örtüsünü sınırlamaktadır. Yunak çevresindeki tabii bitki örtüsü 2 kısımda incelenebilir. Bunlardan birincisi İlkbahar aylarında çıkan ve yaz ortasında gelişim devresini tamamlayan kurakçıl bitkilerdir. Hepsini bir arada bulmak imkansız olmakla beraber birkaç tanesi meraların başlıca bitkisidir. Yavşan otu (Artemisia), Kekik ( Thymus), Yandaki dikeni (Alhagi camelorum), Otlak ayrığı (Agropyon Cristatum),Sarı ot ( Boredua Orientalis9, Köy göçüren ( Cafhthamuft) gibi bitkiler yörede en çok rastlanan ve kuraklığa uyum sağlamış olan bitkilerdir. Yörede suyu seven bitkilerin Akgöl bataklığı çevresinde çok yaygın oldukları görülür. Gelişme devresi gayet uzun olan bu bitkilerin hayvancılılık bakımından fazla bir değeri yoktur. Başlıcaları, Kamış(Phrogmites),Ayrık (Aleropas),Tuz otu(Lotus,Juncus,salicornia),saz (Typha), Hasır Otu (Junus) gibi bitkilerdir. Bunlardan başka Dededağ, Kasımdağ, ve BayatKolunda büyük ölçüde bozulmuş küçük sahalar halinde,YAPRAĞINI DÖKÜN BODUR AĞAÇLARDAN MEŞE (Kuercus Pedunculata)Karacalı ( Paliurus Aculeatus ) kalıntıları bulunmaktadır. Tabii bitki örtüsünün yayıldığı sahaların sürülerek tarım alanlarına dönüştürülmesi sonucu bu kesimlerde doğal bitki örtüsünün yerini kültür bitkileri almıştır.

E) TOPRAK ÖRTÜSÜ Oluşum ve fizyografik ayrıma göre Yunak ilçesi toprakalrı altı bölümde incelenebilir. 1) DAĞLIK ARAZİ TOPRAKLARI : Açık kahve ve kahverengi topraklardır. Kalker ana kayası üzerinde meydana gelmişlerdir. Eğimleri çoğunlukla %20 den fazladır. Şiddetli erozyon sebebiyle çok sığ toprak kalınlığı vardır. Litosol büyük toprak grubuna dahil, verimleri düşük topraklardır. Dağlık arazi toprakları meyil ve derinliğe göre aşağıdaki birimlere ayrılır. a) Üzerinde toprak bulunmayan kayalık araziler toprak ve dolayısıyla bitki örtüsünden mahrum ve erozyon etkisiyle tamamen yüzeye çıkmış kalker formasyonları ile kapalıdır. Eğimleri çok yerde %25 den fazla olup,görünüşleri beyaz,gri ve yüzey akışları hızlıdır. Tarımsal yönden hiçbir değer taşımazlar. Mer’ a ve ormancılığa dahi uygun değildir. Bu tip yerler özellikle ilçe yakınlarında geniş alanlar kaplarlar. b) Orta meyilli,sığ,hafif taşlı topraklar açık kahverenkli,orta şiddetli erozyona uğramış topraklardır. Köşeli kalker taşları ihtiva ederler. Derinlikleri 25.45 cm. arasında,orta- ağır bünyeli,orta-ağır bünyeli ve hızlı geçirgendirler. Tarıma uygun değildir. Zayıf bir mer’a karakterindedirler. Bu tip araziler özellikle ilçe merkezi ile kurtuşağı köyü arasında yer alır. c) Orta meyilli,sığ,hafif taşlı topraklar açık kahverenkli orta şiddetli erozyona uğramış topraklardır. Köşeli kalker taşları ihtiva ederler.Derinlikleri 25.45 cm. arasında orta-ağır bünyeli orta-hızlı geçirgen ve çok kalkerlidirler. Halen mer’a ve kuru ziraat arzisi olarak değerlendirilmektedirler. Sülüklü bucağının kuzey kesimlerinde bu tip araziler bulunur. 2) TEPELİK ARAZİ TOPRAKLARI : Açık kahve,kahve ve koyu kahve renklidir. Bazalt, çoğunlukla kalker kayası ve marn üzerinde oluşmuşlardır. Eğimleri %8-18 arasında değişir. Kaya çıkıntılarından başka sığ,orta derin toprak kalınlığına sahiptirler.Genellikle litosol, kırmızısı kahve ve kahverenkli büyük toprak grubuna dahil olup,yer yer taşlı ve şiddetli erozyona uğramışlardır. Halen kuru ziraat ve mera arazisi olarak değerlendirilen orta ve düşük verime sahip topraklardır. Ana madde bakımından iki alt sınıfa ayrılmışlardır. a) Kalker ve marn üzerinde oluşmuş topraklar eğimleri %8-18 arasındadır. Şiddetli erozyona uğramışlardır. Kaya çıkıntıları ve yer yer taşlılık ihtiva ederler. Mera ve kur tarım arazisi olarak değerlendirilen orta- düşük verime sahip topraklardır. İlçenin kuzey,kuzeydoğu kesimlerinde,Sülüklü bucağı güneyinde ,Koçyazı kasabasının ve Kurtuşağı köyünün çevresinde geniş alanları kaplarlar. b) Bazalt kayası üzerinde oluşmuş topraklar genellikle kırmızımsı kahverenkli büyük toprak grubuna dahil ve eğimleri %6-10 arasındadır. Orta şiddete erozyona uğramışlardır.Hafif taşlı,genellikle ağır bünyeli verimli topraklardır. Yavaş geçirgen olup az kalkerlidir. Uygun kullanılırsa bağcılığa uygundur. İlçe merkezinin güney ve güneydoğu kesimlerinde,Koçyazı Kasabasının doğu bölümünde ve yörede küçük parçalar halinde bu tip topraklar bulunmaktadır. 3) HAFİF DALGALI ARAZİ TOPRAKLARI : İlçe arazisinin önemli bir kısmını kaplarlar.Kahve ve açıkkahve renklidir. Kireç miktarları fazladır. Meyileri %1-5 arasında ve hafif şiddetli erozyona uğramışlardır. Yer yer taşlıdırlar Drenajları iyidir Çevrenin önemli ekim arazileridir. Verimleri ortadır.20cm.derinden sonra CaCo3 birikime horizonu bulunur. Bu tip arazilere ilçenin doğu bölümünde,Kuzören köyünün batı kesimlerinde,Kıllar,Böğrüdelik, Hacıfakılı, Çayırbaşı köyleri etrafında rastlanır. 4) KOLUVİYAL TOPRAKLAR : Genellikle dağlık ve tepelik arazilerin yamaç ve eteklerinde yer alırlar. Meyilleri %4-16 arasında ve kuru dereceler vasıtasıyla Taşınarak oluşmuşlardır. Meyil dercesine bağlı olarak toprak kalınlığına sahiptirler. Kahverenginin tonlarına sahip renklerde olup, kireç miktarları fazla ve drenajları iyidir. Genellikle yüzeyde çakıl ve yer detaşlık vardır. Tabii verimlilikleri orta- iyidir. Bu tip topraklar ilçe merkezinin güney kesimlerinde, Akşehir karayolu güzergahında,Turgut ile Kuzören ‘in birbirine bağlayan karayolu çevresinde ve Sıram köyü yakınlarında bulunur. 5) ALÜVİYAL TOPRAKLAR : Yörenin tarım yönünden önemli topraklarını teşkil ederler. Turgut,Yavaşlı,Sıram köylerinin doğusunda,Hacıfakılı köyünün güneyinde,Yunak- Akşehir karayolu çevresinde ve vadi tabanlarında yer almakla beraber,esas olarak kuru dereler ve yüzey akışlarının meydana getirdiği kapalı havza alüvyonları geniş saha kaplarlar. Hemen hemen düz ve derindirler.Çoğunlukla kahverenkli topraklar olup,bünyelerinde kil hakimdir. Keriç miktarları %20 nin üzerindedir. Kapalı havza alüvyonları erozyona uğramış tepelerin yüzey akışı ve küçük derelerle çukur kısımları doldurmaları sonucu oluşmuşlardır. Tuzluluk problemi olmayıp drenajları iyidir.Su bulunduğunda meyve,sebze tarımı da dahil olmak üzere yörenin her türlü btiki çeşidine elverişlidir.Akşehir gölüne bakan kısımlarda rüzgarın depo ettiği kaba bünyeli topraklar yer alır. Açık kahverenkli,kumlu,hızlı geçirgenli,su tutmayan verimsiz topraklardır. 6) BATAKLIK TOPRAKLAR : İlçe dışında Akgöl çevresinde yer alır.Su ile doymuş vaziyettedir. Kış aylarında su altında bulunurlar.Bataklık bitkileri ile kaplı olup, tarım yönüyle hiçbir değeri yoktur. 7) YUNAK İLÇESİ ARAZİ KULLANMA KABİLİYETİ : a) 1. Sınıf topraklar ekseriyetle alüvyol arazi topraklarıdır. Her türlü bitki yetiştirilebilir. Her ne kadar fazla bakım ve dikkat istemezlerse de aşırı su verilmemesi gerekir. b) 2. sınıf topraklar.Hafif dalgalı ve kalüvyal arazi topraklarının bir bölümünü kapsar. Her türlü bitki yetiştirilebilir. c)3.Sınıf topraklar tepelik ve kolüvyol arazilerde bulunurlar Erozyona karşı sürümün eşyükselti eğrilerine paralel yapılması gerekir. ç) 4.sınıf topraklar.Dağlık ve tepelik araziler bu sınıftadır.Bağ ve kıs mende tahıl tarımına elverişlidir. d) 5. sınıf topraklar. Bataklık topraklardır.Islah edilmesinden sonra mera olarak kullanılabilir. e) 6. Sınıf topraklar. Alüvyol ve bataklık arazi toprakları dışında diğer birimlerde rastlanır. En iyi mera olarak kullanılabilir.Tahıl tarımı yapılmakta ise de mera olarak ıslah edilmesi şarttır. f) 7.Sınıf topraklar. Dağlık,tepeli,taşlı topraklar bu gruptadır. Taşlılık hayvan otlatılmasına dahi engeldir. Aşırı erozyona uğramış,yer yer derin oyoltularla yarılıp, parçalanmıştır. Hayvanlar düzenli otlatılmalıdır. Bade gibi ağaçların yetiştirilmesi mümkün olabilir. g) 8.sınıf topraklar. İlçe çevresinde asırlardan beri yapılagelmekte olan bilgisiz ziraat ve orman bozulması sonucu ortaya çıkan erozyon birçok kısımlarda ana kayayı yüzeye çıkarmıştır. Tamamen topraktan yoksun olup, hiçbir yönden değeri yoktur. İlçe topraklarının yaklaşık olarak %47 lik kısmı 1. ve 2. sınıf %25’ i 3.4,sınıf %28 lik bir kısmı da 5.6.7. ve 8. sınıf topraklardan meydana gelir. Görüldüğü üzere Yunak’ ta toprak işlemeye elverişli araziler yaklaşık %72 lik bir orana erişir. F) HİDROĞRAFYA 1) YERÜSTÜ SULARI Yunak çevresi su yönüyle fazla zengin değildir. Çeltik ilçesi ve ilçenin kuzey kesimleri Sakarya havzasına girer.Bu havzaya giren bölümde önemli sayılabilecek bir akarsu yoktur. Sakarya nehrine karışan Gökpınar deresi, hacımusa deresi ve Tuzla deresinin sadece kaynak alanları burada yer alır. İlçenin en önemli akarsuyu,kuzeybatı istikametinden gelen,kışın kar ve yağmur suları ile beslenen karataş deresindir. Akımı 2 m3/ sn.dir. Yaz aylarında suyu hemen hemen kurur. Hatırlı köyünün kuzeydoğusundaki Çayözü deresi diğeri birsu varlığıdır. Bu akarsudan çok az faydalanılmaktadır. Dar bir vadi içinde yer alan Çayözü deresinin akımı ½ m3 civarında ve sulayabileceği sahada azdır. İlçede diğer akarsuların tamamı mevsimlik derelerdir. Birçoğu sel karakterli sular niteliğindedir. Meşelik köyü yakınlarındaki Çifte dere, Koçyazı kasabasının doğusunda kasap deresi,kurşunlu dağında Yumruboğaz deresi ismi sayılabilecek akarsulardır. İlçe topraklarının küzeyindeki Akgöl’ ün suyu ikinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Geniş sahaları sulayabilecek kapasitede olan bu gölden drenajla birlikte faydalanılabilir.Gölün tatlı suyunda çeşitli balıklar yetişmektedir. Adakasım,Odabaşı köyleri yakınlarında bataklık araziler vardır. Bu alanların kurutulma çalışmaları yapılmaktadır. Yunak yakınlarında küçük bir lan da kapalı havza özelliği taşımaktadır. 2) YER ALTI SULARI İlçede yer altı su rezervinin zengin olduğu tahmin edilmektedir. Halen 8 tane su kuyusu faaliyette olup,İller Bankası destekli yeni kuyuların açılması çalışmaları vardır. Bu kuyular ilçenin güney ve doğu bölümlerindeki düzlüklerde yer alır. Kuyulardan su,80 ila,150 metre derinden çekilmektedir. Saniyede 20 ile 40 litre arası su çıkartılmaktadır. Kumluk mevkiinde açılan kuyudan 37 litre /sn. su akmaktadır. 20 üyeli Yunak Su Kooperatifi çiftçilerde su dağıtımı yapmakta, aynı zamanda şehrin içme suyu ihtiyacına da cevap vermektedir. İlçenin eteğinde kurulduğu bayatkolu içersindeki mağaralardan su sesi geldiği buraya girenler tarafından ifade edilmekte ise de, mağara bilimciler tarafından ilmi bir araştırma yapılmış değildir. 3) İÇME SULARI Genellikle çevrede içme suyu bir problem halindedir. Kuzey bölümdeki birkaç kaynak dışında su, yukarıda sözü edilen kuyulardan sağlanmaktadır. Yerleşme sahaları dışında içme suyu bulmak pek mümkün değildir. Yaylalarda hayvanlar ,kış yağış sularını sarnıç ve küçük göletlerde depo etmek suretiyle sulanır. Kuyulardan çıkarılan su, şehrin çeşitli yerlerinde kurulan depolardan şebekeye verilmektedir. Ayrıca bir adet menba suyu ile beslenen depo vardır. Su depoları şunlardır. a) Muhacir deposu. Esentepe Mahallesindedir. Emirdağ sınırından gelen ve Bayatkolu dağının güney eteklerinden çıkan menba suyu depoya getirilir. Kar ve yağmur rejimlidir. 250 tonsu depolama kapasitesine sahiptir. Halk arasında ilçemiz sularının en iyisi olduğu söylenir. b) İmam- Hatip deposu. Adı geçen lise ve pazaryeri arasındadır. Suyunu,halkın 200 konutlar dediği eşme mahallesindeki depodan alır. 35 ton su depolamaktadır. Şebekeye su verdiği gibi, yeni mahalle deposunu da beslemektedir. c) Eşme Mahallesi Deposu : Suyunu yer altı su kuyularından alır. 60 ton kapasitelidir. Suyu,şehrin yukarılarındaki diğer depolara pompalar. d) Yeni Mahalle Deposu. Suyunu İmam- Hatip deposundan alır.560 ton su depolayabilmektedir. e) Fatih Mahallesi Deposu .Yeraltı suyunun doğrudan Yeni Mahalle deposuna pompalar. İlçemiz su ihtiyacı her geçen gün daha artmaktadır. Bu nedenle yeni kuyuların açılması zorunlu hale gelmektedir. Yunak, özellikle yaz aylarında, halkın suyu dengesiz kullanılmasından kaynaklanan su sıkıntısı yaşamaktadır. Halkın bir kısmı içme suyu ile evlerinin avlulularında sebze yetiştirmeye uğraşmakta, bu da zaman içme suyunda kesintiye gidilmesine neden olmaktadır. Ayrıca yaz aylarındaki sulama suyu ve inşatlarda kullanılan suda sıkıntının nedenleri arasında sayılabilir. Gerekli önlemler alınmazsa ilçenin gelecek yıllarda önemli su problemleriyle karşılaşacağı ortadadır.

29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Kazanan Parti Adayı

Ak Parti Yusuf Bayat