DEVE TAŞI EFSANESİ                                

 

Beyşehir ve Seydişehir çevresinde anlatılan en önemli efsanelerden biridir. Halkın anlattığına göre Seyyid Harun Veli bugün kendi adıyla anılan camiyi yaptırırken Süleymanşehir'deki Efşrefoğlu Mehmed Bey, caminin yapımında kendisinin de katkısı olsun ister.

     Tulumlar dolusu birşeyi adamları vasıtasıyla Seyyid Harun Veli'ye gönderir. O da gönderilen hediyeleri kabul eder ve tulumları adamlarına boşalttırır. Hediye kabının boş gönderilmesi doğru olmayacağı için, Harun Veli tüm tulumların içine birer defa tükürür ve teşekkür ederek Eşrefoğlu Mehmet Bey'e gönderir.

     Beyin adamları geri dönünce tulumlar açılır ve balla dolu oldukları görülür.

     Durumu çabuk kavrayan bey Harun Veli'nin bu hareketine karşı hayranlık duyar. O'nu ziyaret etmek için Seydişehir'e gitmeye karar ve bir arslana binerek yola çıkar. Harun Veli de taşa biner ve de bunu gören Mehmet bey daha büyük bir hayrete düşer. Oracıkta şöyle der:

     " Canlıya binmek marifet değilmiş. Cansıza binip onu yürütmek daha büyük olmanın işaretidir."

     Dahası Eşrefoğlu, velinin yaşadığı bu şehre Seydişehir adını verirken, Seyyid Harun'un da Süleymanşehir'e Beyşehir adına verdiği söylenir.