ÜZÜMLÜ KASABASI
Kasaba Adı   Üzümlü Kasabası
Nüfusu   4489
Rakım   1300
Belediye Başkanı
Adı - Soyadı
  Salih Senoğlu

Belediye Telefonu 0332 524 6006 - 0332 524 6254
Personel Sayısı   23
Belediye Makine Parkı
Hakkında Bilgi
  1 x Greyder, 1 x Kazıcı Yükleyici Kepçe
Ulaşım Durumu Hakkında Bilgi   Kasaba; Konya-Antalya karayolu üzerinde 7km içeridedir. Beyşehir ilçesine uzaklığı 26 km olup, ilçeye ulaşım Belediyeye ait otobüsler ve özel minibüslerle sağlanmakta, her iki saatte bazen her saat başı sefer düzenlenerek yapılmaktadır.
Kasaba Tanıtım Bilgisi   Üzümlü'de Türklerin tarih sahnesine çıkması Selçuklu Sultanı Alparslan dönemine rastlamaktadır. Bu tarihlerden itibaren bölge sırasıyla Anadolu Selçukluları, Karamanoğulları, Eşrefoğulları, Hamidoğulları, Turgutoğulları yönetiminde kalmıştır.

Fatih Sultan Mehmed'in 1464 tarihinde Karamanoğulları Beyliğinin yönetimine son vermesiyle tüm Beyşehir bölgesi ile birlikte Üzümlü'nün de Osmanlı idaresi altına girdiği söylenebilir.

Beldemizin bu tarihlerdeki isminin Manastır olarak bilinmektedir. Bölgeye ait Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde bulunan 40 numaralı ve 1507 tarihli tahrir defteri incelendiğinde bu defterin idari tertibinde Beyşehir kaza merkezi ve bağlı nahiyeler sıralanmaktadır. Beyşehir'e bağlı nahiyeler ve köyler incelendiğinde günümüzde hala mevcut olan bazı köylerin isimlerini değiştirmeden devam ettiğini görmekteyiz. Nitekim Yağan Nahiyesine bağlı köy isimleri şunlardır: Üskelles, Kurdular, Osmancalı, Bucak Armağanlı, Efle, Diğer Efle, Şeyhler, Celil Fakih, Yatağan, Davudlar, Salur, Haydar, Yaycılar, Huğlu, Mahmudlar, Savcılar, Manastır, Karadiken, Ovacık, Küre, Aladorum, ve Bademli'dir. Bunların arasında yer alan Manastır'ın bugünkü Üzümlü ile aynı yer olduğu kabul edilmektedir. XIX. Yüzyıla ait bazı belgelerde "Üzümlü Manastır" şeklinde yer alan tanımlamalar bu konudaki kanaatimizi daha da perçinlemektedir. Aynı ismi taşıyan bugün daha güneyde yer alan Osmanlı döneminde Gurgurum ismini taşıyan nahiyeye bağlı Manastır köyü yer almaktadır. Bu isimlendirmeler muhtemelen burada yer alan dinî bir merkezden ortaya çıkmıştır. Ancak Türklerin bölgeye gelişiyle burada nüfus ve dini yapı tamamen değişmiş Müslüman-Türk kimliği beldemizde tamamen hakimiyetini tesis etmiştir.

1507 tarihli aynı defteri incelemeye devam edersek Üzümlü'nün idari olarak Beyşehir kazası Yağan nahiyesine bağlı bir köy olduğunu görürüz. Vergi ve askerlik yükümlülerini tespit için düzenlenen bu defterler aynı zamanda içerdikleri bilgiler dolayısıyla sosyal yapı bakımından da değerli bilgiler içermektedir. Bu deftere kaydedilen mükelleflerin isimleri tamamen Türk isimleri olup köyün gayr-ı Müslim nüfusu bulunmamaktadır. Hane sayısı 41 mükellef sayısı 58 dir.

Devlet tarafından alındığı kayıt edilen bağ ve hububat vergileri geçim kaynakları bakımından köyün tipik bir orta Anadolu köy yapısına sahip olduğunu göstermektedir. Bu sayımda kadın ve çocuklar sayılmadığından toplam nüfus ortalama olarak tahmin edilebilir. Bu tahminin en pratik yolu da hane sayısını dört ya da beş ile çarpmaktır. Bu usulü benimsersek nüfusun 200-250 civarında olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Sosyal yapı bakımından göze çarpan diğer bir husus da beldemizde bulunan bir derviştir. Şeyh İlyas'ın oğlu Derviş Şeydi köyden gelip geçenlere verdiği karşılıksız hizmetlere mukabil bazı vergileri ödemekten muaf tutulmuştur. Üzümlü'de Şeyh İlyas'ın îshak isimli bir diğer oğlu daha bulunmakta olup bunun her hangi bir muafiyeti bulunmamaktadır. Günümüzde Üzümlü de bulunan Şıhlar Mahallesi ismi muhtemelen bu şeyhe atfen konulmuştur.

Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'ye aktif bir şekilde katılan ve şehitler veren Üzümlü; Cumhuriyetin ilk yıllarında beş mahalleden oluşan bir bucak merkezidir. 1927 Nüfus sayımında 1,115 i erkek ve 1250 kadın olmak üzere toplam 2,365 Nüfusa sahip olan Üzümlü'de 1930 yılında Belediye kurulmuştur.

Cumhuriyet döneminde Üzümlü'nün iktisadi hayatında bağcılık önemli rol oynamaya devam etmiştir. 1950 li yıllara kadar yılda ortalama 4000 ton üzüm üretilmekte ve bundan imal edilen pekmezin 2 tonu çevre köylere satılmaktadır. Üzümlü'de coğrafi yapının engebeli ve dağlık olması sebebi ile buğday ve arpa üretimi ihtiyacı ancak %15 'ini karşılamaktadır.

1960 lı yıllarda av tüfeği imalatına başlayan Üzümlü halkı 1970 li ve 1980 li yıllarda büyük bir iktisadi dönüşüm ve gelişim göstermiştir. Başlangıçta el tezgâhlarında üretilen av tüfeği günümüzde her türlü makine ve teknolojinin kullanıldığı fabrikasyon üretimi şeklinde devam etmektedir. 1990 lı yıllardan itibaren her çeşit av tüfeği imal eden, ülke içinde ve yurt dışında pazarlayan Üzümlü Türkiye'nin savunma sanayisine her türlü katkıyı yapabilecek bilgi birikimine ve makine parkına sahip bulunmaktadır.

Kasabamızdan Görüntüler
Büyük Resimler İçin Üzerine Tıklayın...

Şuan İçin Aktif Resim Yok !