KONYA KULU İLÇESİ
 KULU'nun ADI NEREDEN GELİYOR?
 

Yerleşim birimlerinin tarihleri araştırılırken isimlerinin kökenine inilmesi son derece önemlidir. Ne var ki yapılan tüm araştırmalara rağmen, pek çok yerleşim biriminin adının kaynağı, nereden geldiği net olarak açıklanamamaktadır. İşte bu şekilde isimlerinin kökeni net olarak açıklanamayan yerleşim merkezlerinden birisi de Kulu’dur.

         Kulu ile ilgili olarak yaptığımız çalışmalarla  adının tarihini, nereden geldiğini gün ışığına çıkarmaya çalıştık.

        Kaynaklarda Kulu kelimesinin anlamı hakkında ikna edici bilgilere ulaşamadık. Bununla birlikte ilçemiz yaşlılarının kulu adıyla ilgili olarak anlattıkları iki anlatımdan yola çıkarak ilçemizin adının kaynağı hakkındaki bilgileri vermeye çalışacağız.

Tahminen Yıldırım Bayezit ve II. Murat’ın Osmanlı Devletini yönettikleri devirde, Gül adındaki birisi ilçemizin şu andaki yerleşim birimine yerleşir. Gül, kahraman bir kişi olmasının yanı sıra çevredeki obalara saldıran birisidir. Kısa zamanda çevresine pek çok yiğit toplayan Gül’e halk, Gül Bey demeye başlar. Gül Bey kısa zamanda çevresini etkiler. Çevresini genişleterek Aksaray ve Kırşehir’deki önemli kişilerden, varlıklı ailelerden haraç toplamaya başlar. Bununla yetinmeyen Gül Bey, Kayseri’nin de ileri gelenlerinden haraç ister. Haraç vermek istemeyen Kayserililer, Yozgat’ta ikamet eden Çapanoğlu’nu ziyaret ederek yardım isterler. Olan biteni dinleyen Çapanoğlu onlara yardım edeceğini söyleyerek, Gül Bey’e bir mektup yazar. Çapanoğlu mektubunda, Gül Bey’in haraç toplama işinden vazgeçmesini ister. Aksi halde Gül Bey’i cezalandıracağını ifade eder. Bu mektubu alan Gül Bey, işine karışılmasını içine sindiremeyerek daha sert ifadeler içeren bir mektubu Çapanoğlu’na gönderir.

         Gül Bey’den gelen mektubu alan Çapanoğlu çok kızar. Mektupta yer alan “Günün birinde senin de defterini düreceğim” gibi cümleler Çapanoğlu’nu çileden çıkarır.Çapanoğlu, çarpışmaktan başka çare bulamaz. Güçlerini toplayarak Gül Bey’in yaşadığı havaliye doğru yola çıkar. Gül Bey de kuvvetleriyle çoktan Kayseri’ye ulaşmıştır. İki beyin maiyeti Kayseri yakınlarında çarpışmaya başlarlar. Sonunda Gül Bey esir düşer, silahlı adamları da dağılır. Çapanoğlu, onu çevresine göstermek için elleri ayakları bağlı olarak konağına getirtir. Konakta Gül Bey’in idam edilmesi için hazırlıklar yapılmaktadır. Gül Bey’in esir edildiğini duyanlar da akın akın gelerek Onu seyrederler. Gül Bey’i görmeye gelenler arasında Çapanoğlu’nun annesi de vardır. Oğlunun Gül Bey’i esir etmesine çok sevinen anne, onun idam edilmesine  razı olmaz. Bu durumu oğluna iletir. Çapanoğlu karşı çıkmasına rağmen, annesini de kıramaz. Gül Bey’in tutulduğu odaya girerek ona:

- Bunca zamandır baskılar yaparak halkı haraca bağladığını biliyorum. Bana yaptığın sataşma  sabrımı taşırdığı için seninle savaştım. Şu an esirimsin. İdamına karar verdim ama annem razı olmadı. Kapıma kul olup bana tabi olursan canını bağışlarım.

         Gül Bey, içine sinmese de bunu kabul eder. Çapanoğlu da bir süre sonra Gül Bey’i mekanına gönderir, ama o artık eski heybetini kaybetmiştir. Çapanoğluna tabi olduğu için, Gül Bey olarak çağrılmamaktadır. Herkes ona Kul Bey demektedir.

Kul Bey,  Çapanoğlu’nun Kulu ifadeleri de dilden dile dolaşarak zaman içinde yerleşim birimi bu adla yani Kulu olarak anılır olmuş.

         İlçemizin adının kökeni ile ilgili başka bir anlatıya göre de: Kulupoğlu Mustafa Bey adında bir aşiret beyi 18. yüzyılın başlarında Afyon’dan gelerek buraya yerleşir. Bu yerleşim birimi, Kulupoğlu Mustafa Bey adından dolayı daha sonra da Kulu olarak isimlendirilmiştir.

İlçemizin adı ile ilgili olarak aktardığımız bu anlatılandan ikincisinin Kulu adını kaynaklık etmesi daha kuvvetli bir ihtimaldir.
 

Tarihi Gelişimi
 

         Kulu, klasik devirlerde (drya) harabeleri üzerine kurulmuştur. İlçenin 300 yıllık bir geçmişi vardır. 1708 yıllarında Kulupoğlu Mustafa Afyon dolaylarından (Afyon-Karabağ) ailesi ve kendisine bağlı aşiret beyleri ile birlikte Kulu'nun şimdiki bulunduğu yere gelerek yerleşmesi ile iskan başlamıştır. Zaman geçtikçe insanlar obalar halinde etrafa dağılarak ve çeşitli yerlerden gelen diğer insanlarla kaynaşarak köy ve mahalleleri oluşturmuşlardır.

        Aşiret beyinin isminin Kulupoğlu Mustafa (Kulu Beyi) olmasından ötürü, ilçemizin adı Kulu olarak söylenmeye başlanmış ve Cumhuriyet dönemide bu isim kesinlik kazanmıştır.

        100-150 yıl kadar önce birtakım aşiretler Osmanlılar tarafından Erzurum, Muş, Ağrı çevresiden alınarak ilçeye iskan ettirilmiştir. Ayrıca daha sonra Kırım, Türkistan taraflarından gelenlerde ilçemizin köy ve kasabalarına yerleştirilmişlerdir.

        1923 yılında bucak olan Kulu önce Şereflikoçhisar ilçesine, 1933 yılında  da Cihanbeyli ilçesine   Nahiye  olarak bağlanmıştır. 1954 yılında Ankara’nın Haymana ve Bala içelerine bağlı köylerden birkaçı  Kulu sınırlarına dahil edilmiş ve Konya ilinin bir ilçesi olmuştur.

Kulu, doğusunda Şereflikoçhisar, batısında Cihanbeyli-Haymana, kuzeyinde  Haymana, güneyinde ise, Cihanbeyli ve Tuz gölü ile çevrilidir. Rakımı 1000 metre olup, 2880 Km2. yüzölçümüne sahiptir. Ankara'ya 110 Km., Konya'ya 146 Km. uzaklıkta olan ilçe,  KONYA-ANKARA   yolu üzerinde dalgalı arazili, yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuk iklime sahiptir.
 

 Coğrafi Durumu
 

Kulu, matematik konumu itibariyle 35,5 Doğu meridyeni ile 39,5 Kuzey paralelleri üzerindedir.

İlçenin  Kuzeyinde; Bala ve Haymana ilçeleri, Güneyinde Cihanbeyli İlçesi ve Tuzgölü, Doğusunda Şereflikoçhisar İlçesi, Batısında Cihanbeyli ve Haymana ilçeleri vardır.

Kulu, 1000 rakımlı olup, 2880 km2 yüzölçümü genişliğindedir. Ankara ile yaklaşık aynı meridyen üzerinde bulunmaktadır.

Ankara-Konya asfaltı üzerinde bulunan ilçe işlek bir yerdedir. E-90 (E-5) Karayolu, ilçenin sınırları içerisinden geçmektedir.

Önemli Dağları, Ovaları; İç Anadolu Bölgesinin ortasında yer alan ilçe, İç Anadolu'nun karekteristik tabii yapısını  taşımaktadır. Oldukça geniş ve düz arazi yapısı vardır. Çok az engebeye sahiptir. Batısında Karacadağ mevcuttur. Bu dağın yüksekliği 1739 metredir.  

Akarsuları ve Gölleri: Kulu ilçesinin içinden geçen güçlü bir akarsuyu yoktur. Fakat bunun yanında kapalı havza durumunda kışın yağışlarla güçlenen, yazın da kuruyan çaylar vardır. Merkezin ortasından geçen derenin suyu yazın azalmakta, İlçenin 3 km. doğusundaki Küçükgöle akmaktadır. İlçe merkezine bağlı bazı pınar ve çeşme suları bulunmaktadır. Bu suları  halk, kendi yazlık bağ, bahçe ve hayvan sulama işlerinde kullanarak değerlendirmektedir.

İlçede göl olarak Tuzgölü ve Küçükgöl (Acıgöl)vardır.Bunlardan başka çok küçük doğal  gölet  şeklinde  sulardan  bahsedilebilir. Gökler köyü ve Kozanlı Kasabası göletleri bunlara örnektir.  

Bitki Örtüsü: ilçemiz Bozkır bitki örtüsüne sahiptir.İlçe arazisinin büyük bir bölümü engebesiz olduğu için ziraata elverişli bulunmaktadır.Araziye halk son yıllarda da pancar,  kimyon,  mercimek,  anason ve  çöro otu  ekmektedir.  Ekim genellikle nöbet usulü yapılmakla beraber artezyen kuyularının gittikçe çoğalması  üzerine çift mahsül alma usulü de geliştirilmektedir.Çift mahsul almada genellikle arpa ve buğday  başta  olmak  üzere  bunlara  pancar, kimyon mercimek,  anason ilave olmaktadır.  

İklimi: İlçemiz makroklima iklim tiplerinden karasal iklim tipine girer. Bu sebeble ilçede iklim kışlar sert ve soğuk, yazları ve özellikle temmuz ve ağustos ayları kurak ve sıcak geçer. Mikroklima iklim tipine özen gösterildiği zaman farkına varılır.
 

 Nüfus Yapısı
 

İlçenin 1997 ve 2000 yılları Nüfus Sayımlarına göre Köyler kasabalar ve ilçe merkezi ile Cinsiyet durumlarına göre dağılımı aşağıdaki gibidir.
 

Yerleşim Yeri

Nüfusu 

 

Cinsiyet

Nüfus

 

1997

2000

Kadın

26965

Köyler

17973

17942

Erkek

29955

Kasabalar

19224

26313

İlçe Merkezi

19509

28024

TOPLAM

56706

72279

Not: Cinsiyet ile bilgiler l990 yılı nüfus sayımına göre verilmiş olup, 1997 ve 2000 yılı bilgileri mevcut değildir.

Son nüfus sayımına göre en kalabalık köyümüz 2069 nüfus ile Beşkardeş köyü olup, en küçük köy 54 kişi ile Gökler köyüdür.

Nüfusun Uğraştığı alanlara göre sayısı ve oranı da şöyledir.

Uğraşı Alanı

Nüfusu

%

Ziraat ve Çiftçilik

36.050

50

Ticaret

7.l00

10

Sanat

1522

2

Küçük El Sanatları

1522

2

Nakliyeci

2283

3

Yurtiçi ve Yurtdışında İşçi

21630

30

Sanayi

710

1

İşsizler

1522

2

Not: Oranlar 2000 nüfus sayımına göre verilmiştir.

Ziraat ve Hayvancılıkla birlikte ticaretle uğraşan vatandaşlarımızın çoğunluğu gıda ve giyim üzerine ticaret yapmaktadır. Meslek dallarından çoğunlukla oto tamirciliği, terzilik, kasaplık, demircilik, elektrikçilik, inşaatçılık ve örgücülük yaygındır. İlçemiz halkı genellikle İlkokul mezunudur.Lise ve üniversite mezunları son yıllarda artmıştır.

 

BELDELERE GÖRE NÜFUS DAĞILIMI

Köy

1997

2000

Mah.Say.

Tavşançalı

5592

7613

4

Kozanlı

5416

3620

3

Zincirlikuyu

2702

3685

3

Karacadağ

288

3786

3

Celep

2626

3099

2

Tuzyaka

2139

2052

2

Kırkpınar

2131

2458

2

 

KÖYLERE GÖRE NÜFUS DAĞILIMI

Köy

1990

1997

2000

Acıkuyu

972

641

625

Ağılbaşı

372

291

273

Altılar

1041

941

1344

Arşıncı

370

332

267

Beşkardeş

1695

1213

2069

Boğazören

253

147

142

Bozan

1156

806

803

Burunağıl

404

266

306

Canımana

1062

355

29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Kazanan Parti Adayı

Ak Parti Ahmet Yıldız