KONYA DOĞANHİSAR İLÇESİ
Doğanhisar İlçesi
 
İLÇENİN TARİHİ
 
 Doğanhisar M.Ö. 500 yıllarında Metyos adıyla kurulmuştur. M.S.395 yılında Bizans İmparatorluğunun eline geçmiş M.S 704-708 yıllarında Emevi ve Abbasi ordularının taarruzlarına uğramış bu savaşlarda şehit olan Seyyid Ahmet’in mezarı Kızılışık Mevkisinde bulunmaktadır. 1071 Malazgirt Savaşına müteakip Selçukluların batıya yayılışları sırasında 1110 yılında Doğanhisar Türk hakimiyetine geçmiştir. Şehrin adı Selçukluların arması DOĞAN kuşuna izafeten “DOĞAN KALESİ” olarak değişmiştir.Daha sonra Doğanhisar adını almıştır.Doğanhisar 1298 tarihinde Karaman Oğulları idaresine geçmiş Fatih Sultan Mehmet devrinde 1473 yılında Karaman Oğulları saltanatına son verilerek Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Cumhuriyetten sonra 1957 yılında İlçe Merkezi olmuştur.
 
 Sultan dağları batı eteğinde Masır tepesinde tarihi Masır şehri KUŞARLI HİTİTLER in MEN mabedini yaptıkları yerdir.Ay tanrısı men’in kuşkanatları üstünde yuvarlak ayı taşıyan kuş sembolü vardır.Sümerler zamanında Yalvac’a Menar şehri dendiği fakat ANİMASYA’LILARIN oturduğu belirtilmekte bir kitabede LUVİLERİ’in (MASALLI-Mu-lar) Madas, Monas,(Akşehir),Sallı-Masallı,Salında,Silindi,(Doğanhisar)gibi isimler Oğuz Türk kültürüne bile yansımıştır.İlçemiz Doğanhisar’da Anadolu iç denizi güneyinde bir platoda,doğu,batı ,kuzey güney geçiş noktalarına sahip zamanla önemini kaybeden antik yol güzergahındadır.
 Bu antik yolların kavşak noktalarından dördü ilçemiz sınırları içinde biride sınırındadır.Böylesine aktif geçiş noktalarına sahip Doğanhisar tesadüflerle ortaya çıkan tarihi eserler ve basit yüzey araştırmalar dışında hiçbir çalışma görmemiş ve çok bakirdir.M.Ö.8 VE 6 binde yaşamış olan MASSA ve AS uluslarının adını verdikleri DAVRAS(kale)tepesindeki deniz araçları bağlanan demir halkadan,saklanma yerlerinden,Demir çağında FURUNLU köyü önündeki eritme fırınlarından,yine Furunlu köyü doğusundaki çiftçi olan çukurundaki akıntı boşluğu.Bizans döneminde Emevi hükümdarı Abdülmelik zamanında Arap orduları H:85,M:704 de Konya’yı alıp Bizans’sa geçerken yol üzeri çarpışmalarda (Kızılışık)ta Seyyid Ahmet’i şehit vermiştir.İlçemiz çevresindeki yerleşim yerleri el değiştirmesine rağmen Doğanhisar bir Türk kalesi olarak kalmıştır.Ordu karargahı olan DOĞANHİSAR kalesi önünde ve Akşehir önünde Kapulu birlikleri mevzileşmiştir.Başlarında Anadolu Selçuklu ordusu Başkomutanı EMİR Doğanbey ve oğlu Hasan (Hese) Bey bulunuyordu.11 Eylül 1176 da EMİR DOĞANBEY şehit düşmüş ölüsü Doğanhisara getirilerek Kale içine gömülmüş olup o nedenle DOĞAN KALESİ DOĞAN-HİSARI diye anılmıştır.Çevre Türkmen ve YÖRÜKLERİ’ nce de ölü saklanan yer (SAKLAN-HİSAR)ve sevilen Komutanın ölmesi ile sıklandıkları (üzüldükleri için) (SIKLANHİSAR)da denmiştir.1.MURAT,YILDIRIM BEYAZIT ve Fatih dönemlerinde yıkıma uğradığı gibi kale ve sarayın yıkık malzemeleri çevre ilçelere taşınmış.Han ve Hamam yapımında kullanılmıştır.Doğanhisar oluşturulan Karaman eyaletinin 11 vilayetinden biri olan Akşehir’in bir köyü olmuştur.Beyazit devri zamanında 360 erkek nüfusa sahip olduğu ve öşrünü Karamanoğlu İbrahim bey’in Konya’ daki imarethanesine vakfedildiği.Doğanhisar Abdülmecit devrinde kaza yapılmış ve Beyşehir’e bağlanmış kaza Müdürü olarak da H.Ömer efendinin yeğeni ABDULLAH TEFİK AĞA’ yı görevlendirilmiştir.906/1500 de İkinci Beyazı yazımı ile Akşehir’e Bağlı Doğanhisar Nahiyesi,1839 da Beyşehir İli Doğanhisar Kazası,1847 de Konya Livasında Doğanhisar Kazası Argıthanı nahiyesi,1854-1867 Doğanhisar Kazası,1868 de Akşehir’e bağlı nahiye ve 5 köyü var.1906 yılında Akşehirden ayrılmış ve 1912 yılında Belediyelik hakkı verilmiş 1935 yılında Akşehir’e bağlı Bucak iken 1957 yılında Kaza merkezi olmuştur.
 
 İLÇENİN COĞRAFİ YAPISI
 
 İlçe Merkezi Sultan Dağlarının Kuzey Doğuya bakan eteklerinde kurulmuş, Konya İl merkezine 122 km. uzaklıkta bulunmaktadır.
 
 İlçemiz Doğuda Ilgın İlçesine, Kuzeyde Hüyük İlçesine, Batıda Isparta İli, Kuzey Batıda Akşehir İlçesine, Güney Batıda Ilgın İlçesi Argıthanı kasabası ile komşudur.
 İlçenin Yüzölçümü 519.5 Km. olup, denizden yüksekliği 1200 metredir.Merkez Belediye sınırları 93 Km2 dir.
 Yağışlar İlkbahar ve sonbaharda olmak üzere 2-3 ay kadar sürer yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve yağışlıdır, genel olarak karasal iklim hüküm sürer.
 
 NUFUS DURUMU
 
 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre ilçemizin toplam nüfusu 36.166 olup, bunun 9.758’si ilçe merkezinde, 26.408’i Kasaba ve Köylerde yaşamaktadır.
 
 ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT İŞLEMLERİ DEVAM ETMEKTE OLUP HENÜZ NET RAKAMLAR ORTAYA ÇIKMAMIŞTIR.
 
 KÜLTÜR
 
 Doğanhisar, 2500 yılın oluşturduğu bir kültür mirasına sahiptir. Atasözleri, deyimleri, yöresel ağzı, giyim kuşamı, yemekleri, ölüm-doğum, düğün-bayram, mevlit-kandil gelenekleri, türküleri, manileri, duaları, bedduaları, efsaneleri, ninnileri, tekerlemeleri, halk oyunları, halk hikayeleri, masalları, lakapları, geleneği ve inanışları ile başlı başına bir araştırma konusudur. Çok zengin verilere sahiptir.
 Dini inanışlar, gelenek ve görenekler ile kültürel özellikler asıllarından sapmamış olup dinine, tarihine ve kültürüne bağlı bir toplumdur. Doğum, sünnet, düğün, ölüm günleri gibi özel günler ve bayramlarda sıcak ve samimi bir kaynaşma mevcuttur. Yörede İslam-Türk an'aneleri geçerliliğini korumaktadır.
 Edebiyat alanında, 14. yüzyıl ve 15. yüzyıldan kalma ilahiler ve kasideler, 19. ve 20. yüzyıldan kalma Yemen, Cezayir, Libya, Balkanlar, Rusya ve Irak ülkelerindeki savaşlarla, Çanakkale ve İstiklal savaşı yıllarında savaşa iştirak eden gazi veya şehidler için yakılmış türküler, yakın tarihten kalma Hacı İzzet Hoca'nın Mevlîd-i Şerifleri bulunmaktadır.
 
 Doğanhisar Kültürü'nden Örnekler:
 
 Aşağıda yer alan örnekler, çok zengin kültür verilerinin sadece ufak bir kısmıdır. Aşağıda yazılanların haricinde Doğanhisar'ın daha pek çok atasözleri, deyimleri, duaları, ilençleri, ağıtları, manileri, türküleri vardır.
 Atasözleri:
 "İt ürür kervan yürür." "Ekmek buldun ye dayak buldun kaç." "Az ye, az uyu, az konuş." "Boğazı büyük olanın dostu olmaz." "Çorbayı bekleyen içer." "Erken kalkan yol alır erken evlenen döl alır." "Azan belasını dileyen mevlâsını bulur." "Tekke deresi ayıya kaval çaldırır." "Kabı ayrı olanın tadı ayrı olur." "Gün çarığı sıkar, çarık ayağı." "Tangır elek tandır saç, elim hamur karnım aç."
 Deyimler:
 "Zom zom akıllı." "Pek arif." "Ağzı kara." "Öllün körü." "Mız mız." "Halt etmek." "Hılt olmak." "Burnu yellenmek." "Termiyeci eşeği gibi dikilip durmak." "Çüş dedikçe yığına gitmek." "Yava yuva konuşmak." "Küllüğünde horozlanmak."
 Dua ve dilekler:
 "Ellerin dert görmesin." "Ağzın tatlı olsun." "İş olsun." "Var hayrını gör." "Mekanı cennet olsun." "Toprağı bol olsun." "Nur içinde yatsın." "Sakalına ak düşesi." "Bereketli olsun." "Allah yaşına bağışlasın." "Allah uzun ömür versin."
 İlençler ve beddualar:
 "Go başına daş yağası." "Odu ocağı kör galası." "Tapıda gelesi." "Ayağın kalksın." 

 Ağıtlar:
 
 Arabamı çektim düzden,
 Tekeri görünmez tozdan,
 Hey benim gadın anam,
 Felek seni aldı bizden.
 
 Meşelerde meşelerde,
 İlacın galdı şişelerde,
 Yavruların boyuneğer,
 Gadınanam köşelerde.
 
 Garagoyun meler gelir,
 Yüreğimi deler gelir,
 Eller "Anam anam!" derken,
 Bu başına neler gelir.
 
 Ocakta mercimek aşı,
 Dibine süzülür daşı,
 Hay benim gözel anam,
 Dinmez gayri gözüm yaşı !.
 
 Heç biz gibi olan var mı?
 Eli böğründe galan var mı?
 Böyle üç-dört gün içinde,
 Hasta olup ölen var mı? 
 
  Mâniler:
 
 Kahve döğer dibekte,
 Altın oynar göbekte,
 Eğer pullu gelmezse,
 Boşanırım elbette.
 
 Kahvenin telvelisi,
 Olmuşum yar delisi,
 Güzellerin içinden,
 Sevilir cilvelisi.
 
 Elifin hecesi var,
 Gündüzün gecesi var,
 Elif ile gonuşma,
 Elifin gocası var.
 
 Entarisi akımış,
 Benim yarim okumuş,
 Okumuşta ne olmuş,
 Müşterisi çokumuş.
 Türküler:
 
 Eşiraf
 Eşiraf'ın hamayılı boynunda,
 Ak elleri anasının goynunda,
 Oynar mı varıdı senin soyunda,
 Yar bunda ayrılığa dayanamadım,
 O yar bana vurgunmuş ben bilemedim.
 
 Dar sokaktan gelir bizim yolumuz,
 Sevli de gavaklara benzer boyumuz,
 Ağalara çeker bizim soyumuz,
 Yar bunda ayrılığa dayanamadım,
 O yar bana vurgunmuş ben bilemedim.
 
 Oluk olup doya doya akmadım,
 Altın dakıp yer yüzüne bakmadım,
 Doya doya yar yanına yatmadım,
 Yar bunda ayrılığa dayanamadım,
 O yar bana vurgunmuş ben bilemedim.
 
 Yüksek gayalarda gartallar uçar,
 Şekerli gayfeyi ağalar içer,
 Gönül sevdiğinden nasıl vazgeçer,
 Yar bunda ayrılığa dayanamadım,
 O yar bana vurgunmuş ben bilemedim. 

  
 Folklorik Değerler:
  
 Yöre Mutfağı, geleneksel şepit ekmek (yufka) ve gömbe (somun) ile beraber bulgur pilavı-çorbası, pataşı (patates haşlaması), akböçe (kuru fasulye), nohut, mercimek, ilana (lahana), pırasa, ıspanak, kısır, gölle, gafete bulgurlaması (pilavlı gök domates), yeşilli-borani (ıspanak türü), Sışmaş (haşlanmış taze fasulye), mumbar, sası sulu pilav, turşu, pekmez gibi yemeklerden oluşur. Düğün, sünnet töreni ve davetlerde çorba, haşlama sulu et, yaprak sarması, ilana (lahana) sarması, biber dolması, irmik veya un helvası, bulgur pilavı ve yanında içecek olarak üzüm veya vişne hoşafı misafirlere ikram edilen yöresel yemeklerdir.
 Giyim olarak, yörede ve çevresinde kadınlar entari, şalvar, yazma ve atkı giymektedir. Erkekler genellikle yurdumuzun diğer bölgelerindeki giyim özelliklerine uyum sağlamıştır. Kadın giysilerinde, iklim özelliklerine bağlı olarak Orta Anadolu giysilerinden olan çember (baş örtüsü), bulüz ve şalvar adı verilen, ayak bileklerine kadar kapalı, sadece ayakların girebileceği kadar paçaları açılan giysiler giyilmektedir.
 Yöre folklor yönünden zengindir. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü Folklor Ekibi ile ilçe merkezinde bulunan okulların Folklor Ekipleri bulunmaktadır. Ayaslar, Başköy, Deşdiğin, Karaağa ve Çınaroba Kasabası okullarında birer folklor ekibi vardır. Ekiplerin giysileri ile sazları yöresel özellikleri yansıtmaktadır. En çok oynanan halk oyunları; "Emmiler", "Kayalar", "Kesik Çayır", "Eğdim Kiraz Dalını", "Ebe Gümeci", "Gıcır Gıcır", "Süpürgesi Yoncadan", "Köroğlu" ve "Kozan Dağı" gibi yöresel oyunlardır. İlçenin en önemli türküleri şunlardır: "Menevşesi biçim biçim", "Gayfe döğer dibekte", "Eşiraf", "Çıktım iğdenin dalına", "Emmiler", "Feslikan", "Veda", "Ildız", "Hay ormana ormana", "Bulgar Dağı", "Güveyi okşaması", "Sandıklı" ve "Gelin okşaması." 1983 ila 1989 yılları arasında, her yıl ekim ayında "Testi Festivali" ve "Altın Testi Yağlı Güreşleri" düzenlenmiştir. Festivalde derece alanlara çeşitli ödüller verilmiştir. Bu festival ve güreş müsabakaları büyük ilgi görmüş ancak 1989 yılından sonra düzenlenememiştir. İlçede bir spor sahası bulunmaktadır. İlçenin futbol kulübü olan Yeni Doğanhisar Spor takımı, Konya İli 3üncü amatör küme maçlarına iştirak etmektedir. Okullar- kurumlar arası ve köyler-kasabalar arası futbol ve voleybol müsabakaları yapılmaktadır.
 İlçede bir halk kütüphanesi, bir basımevi ve bir de düğün salonu vardır. "Doğanhisar" adlı bir yerel gazete çıkmaktadır.

29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Kazanan Parti Adayı

Ak Parti Salih Öztoklu