Facebook Grubumuza Katılın..

 

 

   
Beyşehir Kültürü

 Facebook'ta Paylaş

 Beyşehir yöresi binlerce yıl boyunca birçok medeniyetin kuruluş ve yıkılışına sahne olmuştur. M.Ö. 7000'li yıllara kadar uzanan zaman diliminde, kültür ve medeniyet adına birçok değerin yeşerip yaşamasına da şahitlik etmiştir Erbaba sakinleri, Hititler, Frigler, Lidler ve Romalılar ile devam eden zincirin son halkası Müslüman Türk varlığı olmuştur. Zira on birinci yüzyılın son çeyreğinden itibaren bu bölgeye Türkmen akınları yoğunlaşmıştır.

      
       Bu süreçte Beyşehir'e hakim olan ilk siyasi güç Türkiye Selçuklu Devleti olmuştur. Bu devletin ikinci başkenti konumuna da geldiği bilinir. Daha sonra beylik merkezi olan Beyşehir, Osmanlılar döneminde sancak merkezi haline getirilmiştir.

       Önemli ticaret yolları üzerinde olması ve diğer coğrafi faktörler Beyşehir'in değerini artırmıştır. On birinci yüzyıl sonrasında bölgede ağırlığını hissettiren Türkmenler yeni bir dönemin de müjdecisi olmuştur. Müslüman - Türk kültürünün geçen zamanla birlikte bölgeye mührünü vurduğu bir dönem yaşanacaktır artık.

      Türkiye Selçuklu Devleti, bu süreçteki ilk durak olarak belirir. Kubadabad Sarayı kalıntıları bu dönemin en seçkin hatırası olarak günümüze kadar gelmiştir.

Eşrefoğlu Beyliği'nin rolü ise çok daha farklı olmuştur. Birçok camii, türbe, han ve hamamın beylik döneminde yaptırıldığı bilinmektedir. Beyşehir, Osmanlılar zamanında da önemini büyük ölçüde korumuştur.

     Bu dönemde Özellikle vakıflar ve fonksiyonları dikkatimizi çeker. Halka gelince, daha ziyade tarım ve hayvancılıkla meşgul olmuşlardır. Tabii bu noktada gölün sağladığı avantajlar da unutulmamalıdır. On altıncı yüzyılda Konya'ya bağlı bir kaza haline getirilmiştir. Kıreli ve Yenişar adında iki nahiye ile 38 köyü olan bu kaza, cumhuriyetin ilanı sonrasında da mevcut konumunu muhafaza etmiştir.

     Bugün itibariyle şehir merkezinde bulunan mahalleler şunlardır: İçerişehir Mahallesi eskiden surlarla çevrili olan şehrin ilk yerleşim birimidir. Hamidiye Mahallesi'nin sakinleri 1902'de Beyşehir'e gelen ve 19O5'te buraya yerleşen Çeçenler olmuştur. Bu sebeple devrin padişahına izafen Hamidiye adı kullanılmıştır.

    Hacıarmağan Mahallesi adını dindar bir Selçuklu emrinden alır. Dalyan Mahallesi, dalyancılıktan; Hacı Akif Mahallesi, Hacı Akif Bey'den; Müftü Mahallesi, Müftü Ömer Tekin'den adını alırken, orta mahalle özelliği taşıdığı için Evsat adıyla anılan bir mahalle daha vardır. Bunlara; Esentepe, Bahçelievler ve Yeni Mahalleyi de eklememiz gerekir. Daha sonra Beytepe ve Yeşilyurt mahalleleri kurul
muş, Alaaddin Keykubad adında bir mahalle daha kurulması beklenmektedir.